Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Ledelihtiyaç Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– İhtiyaç anında, ihtiyaç halinde, hacet halinde, gerekli olduğu zaman, lede’l-hâce

Cümle içinde kullanımı: ” Lede’l-ihtiyaç olunduğunda topumuz tüfeğimiz ile vatanımızı koruruz evelallah!”

Ledelhace Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Gerek görüldüğü zaman, ihtiyaç anında, hacet anında

Cümle içinde kullanımı: “ Komutanım lede’l-hâce emirlerinize istisnasız uyulacak, sözünüz emir telakki edilecektir. “

Lede Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-zarf

– Sırasında, yapıldığı zaman, gerekince, yerinde ve zamanında

Cümle içinde kullanımı: ” Lede yapılmayan işten hayır beklemem ben. “

Leçer Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Kıl elek, kalbur

– Meyvelerin şekerle kaynatılmasıyla oluşan tatlı, reçel

– Arsız kadın, kötü kadın, uğursuz kadın

Cümle içine kullanımı: “Yüklüğün duvarında asılı olan leçeri bir koşu getiriver kızım komşu istiyor. “

Leç Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Yüzün göz kulak ve burun arasındaki bölüm, yanak, yüz, bukka, mala

Cümle içinde kullanımı: “Kırmızıya çalan leçleri, badem gözleriyle beni kendisine maşuk ilan eyledi. “

Lecuc Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Çok inatçı, çok ayak direyen kimse

– Çok didinen, çok güçlük çekerek çalışan

Cümle içinde kullanımı: ” Bu kızın lecûc karakteri beni dellendiriyor kimse almaz bunu bu inatla.”

Leclece Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Kararsızlık, tereddüt etme, duraksama

Cümle içinde kullanımı: ” Leclece edip ortada kalıyorsan yüreğini dinle evladım ona sana doğruyu gösterecektir. “

Leclac Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Sözü tutuk söyleyen, kekeme, kekeç, tutuk

Cümle içinde kullanımı: “Dili leclâc olan birini evlet dairesinde işe almamı buyuruyorsunuz öyle mi?”

Lecacet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Lecâc, taannüd, ayak direme, çekişme

Cümle içinde kullanımı: “ İstediğin kadar lecâcet et fark etmez bu yolun sonunda benim dediğime geleceksin. “

Lecac Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Ayak direme, inat etme, direnç gösterme

– Düşmanlıkta çekişme

Cümle içinde kullanımı: ” Bıktım usandım iki kardeşin kan davalı gibi birbiriyle lecâc etmesinden. “