Kelime Kökeni: Arapça-levâyıh
– Kanun tasarıları, yasa tasarıları
Cümle içinde kullanımı: “Cumhuriyetin ilk yıllarındaki levâ’ih halkın kalkınması ve eğitimi yönünde olmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça-levâyıh
– Kanun tasarıları, yasa tasarıları
Cümle içinde kullanımı: “Cumhuriyetin ilk yıllarındaki levâ’ih halkın kalkınması ve eğitimi yönünde olmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Aşk ateşiyle yananlar, kalpleri aşk ateşiyle tutuşmuş kimseler
Cümle içinde kullanımı: ” Levâ’ic olanlar aşkına deva bulamadığında halleri çöldeki Mecnundan beter olur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İlaveler, ekler, sonradan katılmış parçalar
Cümle içinde kullanımı: ” Ankara’da bulunan eserin nüshası levâhik sahifelerden oluşuyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gönül yarası, yürek acısı, yürekten gelen acı, aşktan ve sevgiden gelen iç yanığı
Cümle içinde kullanımı:”Lev’a eyleten yâr, bir kez gül yüzüme kaderimin kara yazısı silinsin. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Olsa olsa, olsa bile, daha ziyade
– Yısa etme, çekme, toplama, germe
– Yanma, kavurma, özünden ateş çıkma
Cümle içinde kullanımı: “Sanmam bu durumun gerçeği bu kadar vahim olsun, lev yalan söylüyordur. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Eski, yırtık, pırtık, parça parça, paramparça
Cümle için kullanımı: “Letre olmuş kumaştan elbise dikmemi bekliyorlar, aklını kaçırmış bunlar.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Fıkra tarzı komik olay ve durumları ibret dersi vermek maksadıyla hikayeleştiren eserlerin adı
Cümle içinde kullanımı: ” Şener Demirel tarafından letâif-nâme adlı eserin roman tekniği incelenip edebiyat dünyasına kazandırılmıştır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Altı latif, altı latife
– İnsana özgü beş tavır olarak nitelenen kalb, ruh,sır, harfi ve ahfa’ya nefs’in eklenmesiyle oluşan altı tavır
Cümle içinde kullanımı: “Nefs insanın barındırdığı altıncı letâif-i sitte olarak açıklanmıştır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Beş latif, beş latife
– İnsana özgü beş tavır olarak nitelendirilen kalb, ruh, sır, hafi ve ahfa
Cümle içinde kullanımı: “İmâm-ı Rabbânî’ye göre insanın beş letaif-i hâmsesi ve on latife letâif-i aşere’si vardır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– latifeler, şakalar, latif duygular
Cümle içinde kullanımı: ” Büyük dedemin yaşına göre letâ’if konuşmalarını asla unutamam, herkesi güldürmeye çalışırdı. “