Kelime Kökeni: Arapça
– Baba tarafından, baba yoluyla, baba bir
– Baba bir kardeşler
Cümle içinde kullanımı: ” Yanılıyorsun teyzecim onlar lieb kardeşler anneleri ayrıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Baba tarafından, baba yoluyla, baba bir
– Baba bir kardeşler
Cümle içinde kullanımı: ” Yanılıyorsun teyzecim onlar lieb kardeşler anneleri ayrıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kavga eden, tartışmayı sevenler, husumet etme, davacı olma
Cümle içinde kullanımı: ” Bir asırdır bu iki ailesinin arasında devam en lidâd torunları vasıtasıyla gelecek nesle de aktarılacak gibi görünüyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvanların ağzına vurulan gem, dizgin, ligam
Cümle içinde kullanımı: ” Atların ağzına takılan licâm sayesinde kişneme sesleri bir anda kesildi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Giyinme tarzı, elbise giyme, giyiş, giyme biçimi
Cümle içinde kullanımı: “Balkan kadınlarının libse farklılığı her zaman hoşuma giden bir detaydır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kâbe’ye örtülen örtü, Kisve-i Şerif
– Kabe-I Muazzama’ya örtülen örtü
Cümle içinde kullanımı: “Kutsal topraklarda yer alan Kâbe’nin libsi Arefe gününde değiştirildi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Keçe, keçe kumaşı
– Keçi kılının dokunmadan dövülmesiyle oluşan kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Çobanın üstündeki libd öyle ağır ve kaba görünüyordu ki nasıl giydiğine şaşırdım.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tüzük ile belirtilmiş bir örnek giysi
– Asker elbisesi, üniforma
Cümle içinde kullanımı: ” Osmanlı ordularına bağlı yeniçeler libâs-ı cünd giyerek nizamı sağlarlar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Süt emzirme
– İnsan sütü, kadın sütü, ana sütü
Cümle içinde kullanımı: “Çerkez kadınları kucaklarındaki bebeleri liban edip sonrasında sırtlarına bağlarlar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Teğelli dikişli pamuklu veya aba kısa hırka, cepken, kepenk, hırka, yelek
– Pamuklu kadın elbisesi
Cümle içinde kullanımı: “Yırtık pırtık libâdesi yaşlı gözleriyle arkasını bize vererek yürümeye başladı. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Libas, elbise, giysi
Cümle içinde kullanımı: “Eskimiş libâçeleri kucağına toplayıp kaynayan kazanın içine boca etti.”