Kelime Kökeni: Arapça
– Adet olduğu üzere, her zamanki gibi
– Bayağı, sıradan bir biçimde, alelade
– Hemen, neredeyse, sanki, hemen hemen
Cümle içinde kullanımı: ” Gözleri adeta bir ateş parçası gibi düştü gönlüme ne kaçabildim ne sönebildim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Adet olduğu üzere, her zamanki gibi
– Bayağı, sıradan bir biçimde, alelade
– Hemen, neredeyse, sanki, hemen hemen
Cümle içinde kullanımı: ” Gözleri adeta bir ateş parçası gibi düştü gönlüme ne kaçabildim ne sönebildim.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– Çalışanların masraflarından alınan vergi, uşak vergisi
Cümle içinde kullanımı: ” Adet-i gulamiyye hukuk medeniyetinde yer alan vergi usullerinden biridir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Koyun ve keçiden alınan verginin adı, resm-i ganem
Cümle içinde kullanımı: ” Adet-i ağnam vergisi koyun yavruladıktan sonra nisan ve mayıs aylarında alınır, üç koyun başına bir akçe fazlasında ise her koyuna bir akçe olarak hesaplanırdı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Alışılmış şey, her vakit yapılan şey, alışkanlık
– Herkes tarafından uyulması gereken durum, olay, töre. görenek
– Kadınların her ay bir kez gördüğü kanama, regl, hayız, aybaşı
– Tane, sayı
– Vergi
Cümle içinde kullanımı: ” Bizler çocuklarımızı atalarımızdan gördüğümüz adetlere saygı duyarak yetiştirdik. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Mercimeğe özgü
– Mercimek gibi, mercimek biçimde, mercimeğe benzeyen
Cümle içinde kullanımı: ” Bodrumun aşağısına yuva yapan farelerin adesî gözlerini gördüğümde çığlığı bastım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Mercimek denilen bitki, yasmık
– Mercek, lens
– Dürbün benzeri aletlere takılan özel cam, gözlük
Cümle içinde kullanımı: ” Bu sene ektiğimiz adese dolu yüzünden mahsul vermedi, nasibimizde yokmuş demek ki?”
Kelime Kökeni: Ad
– İyi ad kazanmış kimse, adının hakkını vermiş kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Kazım bey bu yörenin ad eri şahsiyetlerinden biridir, eli açık gönlü boldur. “
Kelime Kökeni: Arapça-özel ad
– İncileriyle ünlü bir ülke
– Cennet ülkesi
– Yemen’in liman şehirlerinden birinin adı
Cümle içinde kullanımı: ” Yemen’in Aden körfezinden kalkan yolcu gemisi uzun bir yolcuğa nihayetinde yelken açtı. “
Kelime Kökeni: Sıfat
– Kimsesiz, korumasız
Cümle içine kullanımı: “ Gördüğün gibi çocuğum insan ademsiz atası kalınca hangi yola gideceğini tayin edemiyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– İnsan, kimse, adem oğlanı
Cümle içinde kullanımı: “Ademoğlu nefsine yenik düşen bir canlıdır, nefsine sahip olabilseydi Adem yer miydi hiç elmayı?”