Kelime Kökeni: Türkçe-ağa sözünün Farsça çoğul biçimi; ağavat
– Harem ağaları, ağalar
Cümle içinde kullanımı: ” Rahmetli dedem, büyük büyük dedesin Osmanlı ağayanlarından olduğunu iddia ederdi.”
Kelime Kökeni: Türkçe-ağa sözünün Farsça çoğul biçimi; ağavat
– Harem ağaları, ağalar
Cümle içinde kullanımı: ” Rahmetli dedem, büyük büyük dedesin Osmanlı ağayanlarından olduğunu iddia ederdi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Arapça kelimeyi belirli unsur konumuna getiren, isim başlarına gelen belirtme edatıdır. Harf-i Ta’rif bir ön ektir, Elif+Lâm şeklinde kelimenin başına yazılır.
(belirli) defter الدفترُ (herhangi) bir defter دفترٌ
Kelime Kökeni: Arapça-agarr
– Kendini pek beğenmiş, ukala
– Alnında beyaz beneği ola at
– Soylu, asil, ağır başlı
Cümle içinde kullanımı: ” Kendini bilen insan ağardır, öyle ortalarda böbürlenerek dolanmaz. “
Kelime Kökeni: Arapça-gışa çoğul biçimi
– Perdeler, zarlar, örtüler, bürgüler
Cümle içinde kullanımı: ” Balkandan gelen agnişe yarın toptancılara verilecek ustana söylersin.”
Kelime Kökeni: Arapça-gına çoğul biçimi
– Şarkılar, ezgiler, melodiler
Cümle içinde kullanımı: ” Kına gecesinde söylenen agniyeler içimizi burkarken bir taraftan eğlendiriyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Afyon çeken, afyon içen kimse
– Afyon tiryakisi olan
Cümle içinde kullanımı: ” Merdo’nun bileği kuvvetli bir afyon-keş olduğu bilinir köyde, hasımlarını korkudan titretir.”
Kelime Köken: Farsça – Latince obiyum, epiyon, afiyon
– Kara haşhaşın uyuşturur, uyutur ve çoklukta öldüren donmuş sütü
– Haşhaş
– Olgunlaşmamış haşhaşın kapsüllerine atılan çizikle akıtılan içerisinde morfin, kodein, noskapin gb uyuşturucu maddeler bulunan sıvı
– Hekimlerin uyuşturucu ve ağrı kesici olarak kullandıkları bitkisel süt
– 03 Plakalı İl
Cümle içinde kullanımı: “Eskilerden afyon sütüyle kafa yapan bir tarikat vardı, sapkınlıklarını din kisvesi altına saklarlardı. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Bir veya birden fazla suçtan dolayı tutuklu bulunan veya hakkında soruşturması devam eden kimselerin tamamen veya kısmen bağışlanması, suçlarından bağışlanma
Cümle içinde kullanımı: “Afv-ı Umûmî II. Meşrutiyet dönemi af uygulamalarından biridir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bağışlama, birinin suçunu affetme, görmeme, kabahate bakmama, mağrifet, gufran
– Hoş görme, mazur görme, mecbur etmeme
– Azletme, istifasını kabul etme
Cümle içinde kullanımı: “Afv etmek, insanların kusurlarını örtmek büyük bir erdemdir çocuklar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hastalıktan uzak olma, sağlık, sıhhat, esenlik, selamet
Cümle içinde kullanımı: ” Merhaba Süreyya hanım afiyettesinizdir inşallah? ”
–