Kelime Kökeni: Farsça
– Yavaş giden, yavaş yavaş yürüyen, acele etmeyen
Cümle içinde kullanımı:” Topal eşeğin ahesterev yürüyüşü gibi yürüme Allah aşkına biraz hızlan. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Yavaş giden, yavaş yavaş yürüyen, acele etmeyen
Cümle içinde kullanımı:” Topal eşeğin ahesterev yürüyüşü gibi yürüme Allah aşkına biraz hızlan. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ahestelik
– Yavaşlık, acele etmeksizin, ağırca
Cümle içinde kullanımı: “Uyuz atın ahestegî yürüyüşüyle köye anca kuşluk vakit yetişiriz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Demir kapan, mıknatıs
– Demir oksit
– Magnet
Cümle içinde kullanımı:” Ahen-rübâ lazımsa eğer komşudan bir koşu alıp geleyim bizde bulunmuyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mıknatıs, demir kapan, demiri çeken
Cümle içinde kullanımı: “Avcılar ormana gittiklerinde mutlaka yanına ahen-keş alırlar oğlum. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Demir yürekli, dayanıklı, mukavim, sağlam
Cümle içinde kullanımı: ” Zorbey’in tüm evlatları ve yiğitleri yüreği mert bileği ahenîn-ciger yekparelerdir. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Demirden yapılmış
– Metanet, dayanıklı, pek dayanıklı, kuvvetli
Cümle içinde kullanımı: ” Ahenin yapısı nazik ruhuyla tam bir tezat oluşturuyor görenleri kendine hayran bırakıyordu. “
Kelime Kökeni: Sıfat
– Ahengi düzgün olan, düzenli, uyumlu, mevzun
Cümle içinde kullanımı: “Ahengli bir sırayla dizilen şarap şişelerini gördün mü?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Demirci
– Demiri işleyen ve satan kişi
Cümle içinde kullanımı: ” Bizim meslek taa Osmanlı’ya dayanır büyük büyük dedelerimiz de ahengerdi. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ahenkli, uyumlu, düzenli
Cümle içinde kullanımı: “İki ahengdar yürek hiç kopmamacasına birleştiğinde ayrılırlar mı hiç?”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Bir metnin genelinde sağlanan düzgün ve sağlıklı uyum
– Genel ahenk
Cümle içinde kullanımı: ” Bestelerin ahengi umumîsi için ritmi yavaşlatmak elzem görünmektedir. “