Kelime Kökeni: Arapça
– Pek hamiyetli
– Kayın biraderler
Cümle içinde kullanımı: ” Şu güzel kız su gibi duruluğu ahmâ faziletiyle evimizin yeni neşesi oldu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Pek hamiyetli
– Kayın biraderler
Cümle içinde kullanımı: ” Şu güzel kız su gibi duruluğu ahmâ faziletiyle evimizin yeni neşesi oldu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Boş şeyler, lüzumsuz işler, fuzuli şeyler
Cümle içinde kullanımı: ” Hayatımın bir dönemini ahliya işlerle uğraşarak geçirmiş serserilik yaparak sokaklarda sürtmüştüm. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Vücuttaki dört sıvıdan birinin bozuk olması, bozuk usareler
Cümle içinde kullanımı: “Ahlât-ı fasidelerinden birinin kusurlu çalışması insanın şuurunu ve sıhhatini kötüye meylettirir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İnsanın biyolojik, ahlakî ve psikolojik fonksiyonlarını etkilediği kabul edilen dört unsur
– Demevi (San-guin)
– Balgamî (flegmatique)
– Safravî (colèrique)
– Sevdaî (mèlancolique)
Cümle içinde kullanımı: ” İnsan vücudunu oluşturan etmenleri Ahlât-ı erba’a olarak adlandıran eskiler bunlara; Sarı safra, Kara safra, Kan ve Balgam adlarını da vermişlerdir.
Kelime Kökeni: Arapça-hılt çoğul biçimi
– Karışmış olanlar
– İnsan bedeninde var olduğu öne sürülen dört unsur
– Vücut sıvıları
– Meyvesi boz renkli ufak kıtalı, kumlu lezzetsiz olan yabani armut, dağ armudu, çakal armudu, ahladî
– Karmakarışık, pek karışık
Kelime Kökeni: Arapça-hâlis
– Pek halis ve temiz olan
– Karışım olmayan, katıksız, en temiz
– İyi huylu, ahlaklı kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Allah’ın kitabında ona en yakın olan kullar ahlas olanlardır, yüreği ihtirasla yakınmamışlar nu kutlu kişilerdir. “
Kelime Kökeni: Arağça-hulm çoğul biçimi
– Rüyalar, düşler
– Hayal mertebesi
Cümle içinde kullanımı: “Dilerim hayalini kurduğun tüm güzellikleri ahlâm da birebir yaşar, yüreğini mutlulukla doldurursun.”
Kelime Kökeni: Arapça-ahlâk
– Ahlak bilimi
– Ahlak bilimi konusunda çalışan bilim adamları
– Ahlak ilmi üzerine çalışan alimler
Cümle içinde kullanımı: ” Ahlak düsturlarını ve vasıflarını ahlâkkuyyûn alimlerinden öğrenmeni tavsiye ederim.”
Kelime Kökeni: Arapça-ahlâkiyyat, ahlâkkıyyun çoğul biçimi
– Ahlakla ilgili, töreye özgü, ahlaka uygun
Cümle içinde kullanımı:” Günümüz gençleri ne yazık ki ahlâkî değerlere riayet etmedikleri gibi yok saymaktalar.”
Kelime Kökeni: Arapça-ahlâk
– Ahlakla ilgili olarak, ahlâk bakımından
Cümle içinde kullanımı:” Ahlâkan ailemize yakışmayan tavırlar sergiliyorsun, bir kez daha uyarıyorum. “