Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Akl-ı Fa’âl Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama 

– Hareketli akıl

– Cebrail, Peygamberlere vahiy getirmekle görevli dört büyük melekten biri

Cümle içinde kullanımı: “Peygamber efendimize akl-ı fa’âlin getirdiği ilk emir, ilk vahiy ‘Oku’dur. “

Akl-ı Evvel Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Yaradılışla ilgili olan akıl ve zeka

– Allah, Cenab-ı Hak

– Akıllı, her şeyi bilir geçinen kişi

– İl akıl, hılkî ve cibilli akıl

Cümle içinde kullanımı: ” Dışarıdan izleyen birisi akl-ı evvel birine benzetecek ağabeyini. “

Akl-ı beşer Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– İnsan aklı, insan aklının ereceği iş, insan aklının yapacağı iş

– İnsan düşüncesi, insan zihni

Cümle içinde kullanımı: “Akl-ı beşerini kullanmayan kendisini hayvandan ayrı tutmasın azizim.”

Akıl Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-akl, ukûl çoğul biçimi

– İnsana özgü olan düşünme ve anlama yetisi, zihin, us

– Anlama, kavrama, fehim, idrak, zeka, feraset, anlayış

– Düşünce, tefekkür, mülahaza, fikir, kanı

– Öğüt, nasihat, salık, tavsiye

– Hafıza, bellek, öğrenilenleri saklama gücü

– Aklı

Cümle içinde kullanımı: ” İnsana verilen en  büyük hediye akıl gücüdür, olup biteni anlama yetisidir. “

Akid Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-avâkıd çoğul biçimi

– Bir sözleşmeyi imzalayanlardan her biri, sözleşme tarafları

– Aralarında akid imzalayan kişilerden her biri

Cümle içinde kullanımı: ” Akid olan kişiden biri sözleşmenin karşılıklı olarak feshini isteyebilir. “

Akıbet-endiş Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-âkıbet+Farça-endîş

– Her işin sonunu önceden düşünme, sonucu düşünmek, gelecek düşüncesi

– İstikbalini düşünme, akıbetini düşünmek, gelecek endişesi

Cümle içinde kullanımı: ” Akıbet-endiş ede ede henüz gelmemiş yarınların izinde kendimi yoruyorum. “

Akıbetbin Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-âkıbet+Farsça-bîn

– Uzağı görebilen, her işin sonunu önceden gören, ileri görüşlü, daha sonra olabilecekleri gören

Cümle içinde kullanımı: “Bu garabetten ancak akıbetbin olan sıyrılıp kurtulacak bundan eminim.”