Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Âlimane Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-âlim+Farsça-ane

– Bilim adamına yakışır biçimde, bilgince

– Alime  yakışır tarzda, alimce

Cümle içinde kullanımı: “Verdiği öğütlerin ve nasihatlerin hepsi alimanedir, dinleyen kişi doğru yolu muhakkak bulur.”

Alimallah Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ünlem

– Allah bilir

– Vallahi, billahi

– Söylenen sözün doğruluğuna karşıdaki kişiyi inandırmak maksadıyla söylenen Allah bilir manasındaki söz

Cümle içinde kullanımı: ” Şayet yalanım olsaydı alimallah ağzımı açmaz bir köşe olup bitene seyirci olurdum.”

Âlim Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ilm 

– Bilgin, bilgiç, bilgili kimse, ilim sahibi

– Bilen, bilici, bilgili

– Öğreten, öğretici, hoca

– Kur’an’ı Kerim başta olmak üzere Peygamberin tüm hadislerini ve sünnetlerini ezbere bilen, tasavvufun en yüksek derecesine ulaşmış müctehid.

Cümle içinde kullanımı: “Peygamberlerin varisleri işinin ehli Âlimlerdir. “

Âlihe Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– İlahlar, Tanrıçalar, Kadın Tanrı

– Batıl ilahlar

Cümle içinde kullanımı: ” Çok tanrıcalığın görüldüğü dini inançlarda âlihelerde bulunmaktadır, hatta kadın tanrılara inanç daha fazla görülmektedir.”

Âlî-cenâb Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-âlî+Farsça-cenâb

– Yüce yaradılışlı, haysiyetli, onurlu

– Büyük zat, iyilik sahibi, yüksek ahlaklı, cömert

Cümle içinde kullanımı: “Âlî-cenâb  bir beyefendidir kendisi, aşağıda kalan insanlarla görüşmeyecektir. “

Âlî-câh Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-âlî+Farsça-câh

– Yüce makamı olan kimse

– Yüksek mevkii sahibi

– Rütbesi yüksek

Cümle içinde kullanımı: ” Kazım Karabekir Osmanlı ordusunun Âlî-câh bir komutanıdır, savaştığı cephelerde kahramanlığını göstermiştir. “