Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Arâzî-i emîriyye Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Beytülmâle ait olup hükümet tarafından çiftçilere dağıtılan yerler

– Devlet hazinesine ait olup şahıslara verilen tarla ve yerler

Cümle içinde kullanımı: ” Arâzî-i emîriyye olarak verilen tarlalar geri alınamaz, hibe olarak kayıtlara geçer. “

Arâzî-i âmire Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Kendisinden herhangi bir suretle intifa olunan yerler

– Arazi-i mevat, arazi-i gamire

Cümle içinde kullanımı: “Arâzî-i âmire hakkında verilen emsal kararları incelemek işimize yarayabilir.”

Araz Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Felakat, kaza, bela, müsibet, yıkım, büyük zarar

– Geçici ve iğreti olan, sonradan ortaya çıkan durum

– İşaret, nişan, iz, tuğra

Cümle içinde kullanımı: “Kaza sonrası yüzünde kötü bir araz kalmış eskiden ne kadar güzel bir çocuktu hatırlar mısın?”

Â’râz Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– İşaretler, nişanlar, alametler, belalar

– Felaketler, kazalar, müsibetler

– Irzlar, namuslar, iffetler

Cümle içinde kullanımı: “Allah bizi dostlardan, akrabalardan gelen â’râzlardan korusun.”

Ârâyende Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Süslemeci, süsleyici, bezemeci

– Süsleme sanatıyla uğraşan kimse

Cümle içinde kullanımı: ” Ârâyende bu öğleden sonra bahçeyi düğün için muazzam bir yere çevirecek.”

Ârâste Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Çarşının bir esnafa ait olan kısmı

– Vaktiyle ordu çarşısı, ordu yerinde kurulan seyyar çarşısı

– Süslenmiş, bezenmiş, donanmış

Cümle içinde kullanımı: ” Demirci ârâstesine gittiğimiz de dünya üzerinde görmediğimiz eşyaları gördük. “