Kelime Kökeni: Ad
– Yıldırım, saika
– Hava ile yer arasındaki elektrik boşalması
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmânî âhen çarpan birinin bir daha iflah olmayacağı söylenir bilmem doğru mu?”
Kelime Kökeni: Ad
– Yıldırım, saika
– Hava ile yer arasındaki elektrik boşalması
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmânî âhen çarpan birinin bir daha iflah olmayacağı söylenir bilmem doğru mu?”
Kelime Kökeni: Farsça- âsmâniyân çoğul biçimi
– Göğe ait, gökle ilgili
– Gök rengi, açık mavi
– Mavi renginin bir ton açığı
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmânî renginde bir top kumaş getirmişler anladığım kadarıyla bununla elbise dikecekler.”
Kelime Kökeni: Farsça
Gök mavisi, gök rengi
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmân-gûn gözleriyle bir baktı mı içimdeki fırtınalar durulurdu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Samanyolu, saman uğrusu, süreyya, kehkeşan
– Hacıyolu, Gökyolu
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmân-deh sözünü mutlaka duymuşsundur eski dilde Samanyolu anlamına gelmektedir, bu eserde de kullanılan bir terim olmuş.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gök
– Gökyüzü, gök
– Göğün görünen yüzü
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmân yeniden mavilenip pirüpak olduğu vakit derdini bulutlara fısılda.”
Kelime Kökeni: Arapça-asl
– Hususîlik asılla ilgili olma
– Mümtaziyet, seçkinlik
– Yüksek vasıflara sahip olma
– Seçkin olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Asliyyet durumuna verilecek kararın ne kadar doğru olduğu tartışılacak bir konu.”
Kelime Kökeni: Arapça-aslîn müennes dişil biçimi
– Aslî
– Hakikaten, esasen, kaide
– Gerçek
– En ziyade
Cümle içinde kullanımı: ” Asliyye davalara Savcı bey çağırılır istirham buyurursanız biraz bekleyiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Asılla ilgili olma
– Gerçek, hakiki, safi
– Esas, temel
Cümle içinde kullanımı: ” Aslî görevlerimizden biri nefis denilen canavarı yenip tutsak etmektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Aslında, esasen
– Temelden, kökten
– Kök bakımından
– Başından
Cümle içinde kullanımı:” Aslen İzmirli sayılırım ama ana tarafından Kütahya’lıyım.”
Kelime Kökeni: Arapça-sâlih
– En ahlaklı kimse
– En salih
– İyi davranış sahibi kimse
– En hayırlı yol
Cümle içinde kullanımı:“Bizlere yoldaş olacak, doğruyu eğriyi birbirinden ayırt edebilen aslah dostlar lazım.”