– Yarar elde etmek
– Menfaat kazanmak
– Kazanç sağlamak
Cümle içindeki kullanımı: ” İnsanlar iş dünyasında assılanmak için birbirine çok yakın bir o kadar da uzak dururlar.”
– Yarar elde etmek
– Menfaat kazanmak
– Kazanç sağlamak
Cümle içindeki kullanımı: ” İnsanlar iş dünyasında assılanmak için birbirine çok yakın bir o kadar da uzak dururlar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kazanç, kâr, ticaret, menfaat, çıkar
– Yarar, faide
– Gelir
Cümle içinde kullanımı: “Kimseye güvenmemek lazım dünya artık assık dünyası, kimse boş yere selam vermiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çağdaşlaşma, modernleşme, muasırlaşma
Cümle içinde kullanımı: ” Asriyyetti eleştiriyorsunuz peki ancak babadan kalma yöntemlerle üretimi nasıl arttırmayı hayal ediyorsunuz?”
– Avrupalılaşmak, Avrupalı tarzda yaşamak
– Modaya uymak, gösterişe kapılmak
– Çağa ayak uydurmak, çağcıllaşmak
– Çağdaşlaşmak
Cümle içinde kullanımı: ” Batı kültürüne bu kadar uzak durmak yerine bir nebze olsun asrîleşmek gerektiğini düşünüyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çağdaş, çağa uygun
– Modern
– Zamana uygun
Cümle içinde kullanımı: ” Asrî mezarlığa öğlene müteakip defnedilecek cenaze, yetişebilecek misiniz?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Tökezleme, ayak kayma veya sürçme
– Dili sürçme, yanılma
– Yanlış söyleme durumu
Cümle içinde kullanımı: ” Tiyatro sahnesinde asre kabul edilemezdir bu sebepten kendini yetiştirmelisin.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Önceki, sabık, mukaddem
Cümle içinde kullanımı: ” Sıradakini almadan önce asrağı çuvalın içine bir bak bakalım solucan var mı?”
Kelime Kökeni: Arapça-sarf çoğul biçimi
– Masraflar, giderler
– Değişiklikler
Cümle içinde kullanımı: “Borçlu kişinin asrâflarıyla birlikte bize olan zararını hesapladınız mı hiç?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Putlar, tapıncaklar
– Sevgililer
Cümle içinde kullanımı: ” İslamiyetten önce halkın geniş bir kısmı asnâma tapar onlara adaklar adardı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Saat, zaman dilimi, vakit
– Sayaç
Cümle içinde kullanımı: “Hangi tarihte olduğunu hatırlamam da âsmân-sene öğlen sularında gelmişti. “