– Açıkça ortaya koymak
– Açıklamak
– Açığa vurmak
– Belli etmek
– Meydana çıkarmak
– Ortaya dökmek
Cümle içinde kullanımı: “Doğrular ve gerçeklerin bir yüzü vardır, uzunda sürse mutlaka kendilerini âşikâr ederler. “
– Açıkça ortaya koymak
– Açıklamak
– Açığa vurmak
– Belli etmek
– Meydana çıkarmak
– Ortaya dökmek
Cümle içinde kullanımı: “Doğrular ve gerçeklerin bir yüzü vardır, uzunda sürse mutlaka kendilerini âşikâr ederler. “
Kelime Kökeni: Farsça-âşikâr
– Ortada, apaçık, meydanda
– Besbelli, açık biçimde
– Saklayıp gizlemeden
Cümle içinde kullanımı: ” Âşikâre biçimde ortada büyük bir yalanın gezdiği, lütfen aklı selim olunuz.”
Kelime Kökeni: Arapça- aşâyâ çoğul biçimi
– Akşam, akşamleyin
– Tavuk karasında tutulmuş, gece körlüğü olan
– Gece körlüğü hastası olan kişi
Cümle içinde kullanımı: ” Aşî hastalığına mensup olan kişiler akşamları ve geceleri görmez bir amaya dönerler. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kur’ân-ı Kerîm’in on ayetten oluşan bölümlerinin, cüzün bir cemaat önünde sesli olarak okunması ve dua edilmesi
– Namazdan sonra çeşitli topluluklarda ibadet amaçlı okunan on ayet
Cümle içinde kullanımı: ” Aşr-ı Şerîf okumak için Cuma öğlen namazı sonrasında bizim evde kadınlarla toplanacağız.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Onuncu olan sayı
– Aşrı
– Kur’ân-ı Kerim’in on cüzü ve bu cüzlerin her biri
Cümle içinde kullanımı: ” Yasin okutmak istiyorum ama istersen sende aşır okuyabilirsin kızım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Aşığa yaraşır biçimde, aşığa yakışır halde
Cümle içinde kullanımı: ” Âşıkâne bakışlarıyla etrafta dolaşan bu oğlan sevdiğini alamadığından Mecnun oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça-aşk, âşıkân-uşşâk çoğul biçimi
– Birine sevgiyle bağlanan, tutulan, vurgun, mübtelâ olan kimse
– İlahî aşka tutulmuş kimse
– Sevdalı
– Halk ozanı, halk koşuğu
– Bacak mafsallarında ki kemik
Cümle içinde kullanımı: ” Ey bir garip âşık, sevdana karşılık bulamamak da aşk değil midir niçin sızlanıp durursun.”
Kelime Kökeni: Farsça-âşhâna
– Mutfak
– İş damı, aş evi, aşhane
Cümle içinde kullanımı: ” Yeni gelen un çuvallarını aşhane indiriverin bir zahmet.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– En aşağı
-Niteliği en düşük
Cümle içinde kullanımı: ” Aşgarlak olarak görülen bu aileye kızımızı vermemiz mümkün değildir kimse gönül koymasın.”
Kelime Kökeni: Arapça-aşî
– Akşama özgü
– Akşama dair
Cümle içinde kullanımı: ” Bu aşevî görünürde sakin geçecekti ama işler beklediğimi gibi gitmedi.”