Kelime Kökeni: Farsça
– Ateş toplanan yer
– Mangal
– Ocak
– Korluk
– Şömine
Cümle içinde kullanımı: ” Büyük odunları mutfakta yer alan âteş-dân içine yerleştirip ateşi harlamalıyım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ateş toplanan yer
– Mangal
– Ocak
– Korluk
– Şömine
Cümle içinde kullanımı: ” Büyük odunları mutfakta yer alan âteş-dân içine yerleştirip ateşi harlamalıyım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Saf altın
– Kırmızı altın
– Halis altın
Cümle içinde kullanımı: ” Âteş-besteden yapılan bir çift alyans bulundu, anlaşıldığı üzere oldukça eski.”
Kelime Kökeni: Farsça-âteş-bâz+Arapça-î
– Ateşbazlık, eski savaşlarda yapılan harp malzemesi
– Donanma fişeklerini hazırlayan Osmanlı askeri
Cümle içinde kullanımı:” Eskilerden şenliklede ateşle dans edip oynayan kişilere Âteş-bâzî adı verilirdi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hokkabaz
– Ocakçı, ateşçi
– Fişekçi
– Ateşle oynayıcı
– Mutfakta ocak işlerine bakan kimse
Cümle içinde kullanımı:” Büyük saray ve konaklarda ocaklarla ilgilenen âteş-bâz bulunurdu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ateş saçan
– Ateş yağdıran
Cümle içinde kullanımı: ” Âteş-bâr olarak adlandırılan volkanların lavların dünyanın merkezi olan çekirdeğinden gelmektedir. “
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Kırmızı gül, çiçek
– Lale
– Süs bitkisi
Cümle içinde kullanımı: ” Bahçelerimizde açan âteş-i bahâr, bülbülleri kıskandırır lakin bizler kıyamaz koparmazdık boyunlarını.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Kırmızı şarap
– Gözyaşı
– Hastalık, maraza
– Harp, savaş, cihat, arp
Cümle içinde kullanımı:” Âteş-i ter ile dolu kadeh boşalmadan masadan kalkmaz er kişi. “
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Yakıcı ateş
– Hararetli ateş
Cümle içinde kullanımı:” Ellerimin avucuna düşen âteş-i sûzân bir beni değil dokunduğum tüm cismani mahlukları yakacak.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Ayrılık ateşi
– Firak ateşi
– Âteş-i hecr
– Birbirinden uzak düşmenin verdiği büyük üzüntü
Cümle içinde kullanımı: “ Beni de kör ama eden âteş-i hicr, yardan ayrı düşmektir. “
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Gönül ateşi
– Aşk ateşi
Cümle içinde kullanımı:” Ey canım, âteş-i dil sarmışken yüreğimi geriye kalan her şey gözümde teferruattır. “