Kelime Kökeni: Farsça
– Hırsızlara karşı bina ve ev girişlerine koyulan ayna
Cümle içinde kullanımı:” Eve girecek hırsızları korkutmak için eskilerin yöntemi olan âyende-nümâ denemelisin.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hırsızlara karşı bina ve ev girişlerine koyulan ayna
Cümle içinde kullanımı:” Eve girecek hırsızları korkutmak için eskilerin yöntemi olan âyende-nümâ denemelisin.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gelen
– Gelme işini yapan
– Yolcu
Cümle içinde kullanımı:” Yazılan böyle ömrümüzde, bizde bu dünyada âyende konuklarınız.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Demir
– Simgesi Fe olan element
– İri göz
Cümle içinde kullanımı:” Âyen kullanarak yapılan çapaların önümüzdeki günlerde sevkiyatı başlayacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ayb+Farsça-nâk
– Eksiği olan
– Kusurlu
– Noksan
– Eksiklik
Cümle içinde kullanımı:” Ayb-nâk olan bir kadının peşinden gurbet ellere gidip vardın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ayb+Farsça-gû
– Dedikoducu
– Dedikodu yapan kimse
– Fitneci
– Dillek kimse
Cümle içinde kullanımı:” Ayb-gû, çenesi çalan hatunlarla oturup kalkma.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Heybe, çanta
– İki gözlü torba
Cümle içinde kullanımı:” Hele aybenin içindeki emaneti bir getiriver kızım.”
Kelime Kökeni: Arapca
– İnsanların kusurlarını arayan, kollayan kimse
– Ayıp arayan kimse
– Aybcu
Cümle içinde kullanımı:” Çevresindekilerin veya akrabalarının noksanlarını arayanlara bizde ayb-cû denir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ayet çoğul biçimi
– Ayetler
– Deliller
Cümle içinde kullanımı:” Kendinizce yorumlayıp karara vermeniz mühim değil âyât bellidir, okumak gerek sadece.”
Kelime Kökeni: Arapça-iyâr
– Altın ve gümüşten yapılan eşyanın saflık derecesi, değer, derece
– Mutluluk yolu
Cümle içinde kullanımı:” Ayârı düşük olan altınları kuyumcuya götür boş yere durmasın evde.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Açık, aşikâre, zahir, belli
– Gözgöre
– Elbette
Cümle içinde kullanımı:” Ayân görünen gerçekler var ki biz insanlar sadece dış görüntüyü görebiliyoruz cisme hayat veren ruhu anca hissedebiliriz.”