Kelime Kökeni: Farsça
– Tarikat şeyhleri
– Ruhani liderler
– Din uluları
– Tarikat babaları
Cümle içinde kullanımı:” Bektaşî bâbâyânları özlerini bulmuş, kendilerini dine adamış kimseler içinden çıkar.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Tarikat şeyhleri
– Ruhani liderler
– Din uluları
– Tarikat babaları
Cümle içinde kullanımı:” Bektaşî bâbâyânları özlerini bulmuş, kendilerini dine adamış kimseler içinden çıkar.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Hz. Adem
– Kainatın babası
– Cihanın babası
Cümle içinde kullanımı:” Bâbâ-yı Âlem, Hz. Adem yaratılmış ilk insandır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Selam kapısı
– Topkapı Sarayı’nın ikinci kapısı
– Orta kapı
Cümle içinde kullanımı:” Bâbü’s-selâm’ın şimdi ki görünüşü son olarak Kanuni Sultan Süleyman döneminde biçimini almış, dövme demir kanatlarında amel-i Îsâ b. Mehmed yazmaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Topkapı Sarayı’nın üçüncü giriş kapısı
– Topkapı Sarayı’nın dış saray ve iç sarayı birbirinden ayıran kapı
– Akağalar kapısı
Cümle içinde kullanımı: “Sarayın en önemli kapılarından birisi olan Bâbü’s-sa’âde’de bayramlaşma törenlerinde padişah için özel bir taht kurulurdu.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Askerlik dairesi
– Harbiye nezareti
– Serasker kapısı
Cümle içinde kullanımı:” Günümüzdeki İstanbul Üniversitesi’ine açılan kapı Osmanlı zamanında Bâb-ı Ser-askerî’ydi.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Saadet kapısı
– İstanbul, İstanbul sarayı
– Padişah sarayı
– Devlet kapısı
Cümle içinde kullanımı: “Bâb-ı Sa’âdet, Osmanlı imparatorluğunun başkenti olan İstanbul’da yapılan padişah sarayına verilen addır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Topkapı Sarayı’nın ilk kapısı
– Osmanlı padişahlarının yaşadığı sarayın ilk giriş kapısı
Cümle içinde kullanımı:“Bâb-ı Hümâyûn, İstanbul’da Sarayburnu sırtlarında kurulmuş görkem ve ihtaşamıyla ünlü bir saraydır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Paşa kapısı
– Sadrazam konağı
Cümle içinde kullanımı:” Bâb-ı âsafî, paşa kapısı olarak bilinirdi makam olarak yüksek bir mertebede olanların girebileceği bir yerdi ancak.
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Osmanlı hükümeti
– Sadaret makamı
– Divân-ı hümâyûn ile dahiliye, hariciye nezaretlerini ve şûrâ-yı devleti içine alan devlet dairelerinin bulunduğu yer
– Osmanlı devletinin yüksek yönetim organlarının bulunduğu yer
– Sadrazam sarayına verilen ad
Cümle içinde kullanımı:” Bâb-ı Âlî herkesin öyle elini kolunu sallayarak girebileceği bir kapı değil.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Saadet, uğur, kut
– Medhal, kapı, dahil olacak yer
– Dergâh
– Büyük kapı
– Büyük daire
– Bir kitabın bölümleri
– Ata
Cümle içinde kullanımı:” Giriş bâb’ında eserin yazılış amacı, yazarın kim olduğu ve kime ithaf edildiği yer almaktadır.”