Kelime Kökeni: Farsça
– Huzurlu olarak
– Mutlulukla
– Mesut olmuşcasına
Cümle içinde kullanımı:“Bahtiyârâne biri gibi gülümseyen yüzüne aldanma çok acılar çekti bu muhterem.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Huzurlu olarak
– Mutlulukla
– Mesut olmuşcasına
Cümle içinde kullanımı:“Bahtiyârâne biri gibi gülümseyen yüzüne aldanma çok acılar çekti bu muhterem.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahtı açık
– Talihli
– Mutlu
– Mesut
– Huzurlu
– Rahat
– Talihsiz karşıtı
Cümle içinde kullanımı:“Bahtiyâr olna yüreğimin senden bir dileği vardır yalvarırım geri çevirme!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mağrip
– Garp
– Batı
– Günindi
– Hâver karşıtı
– Doğu karşıtı
Cümle içinde kullanımı:“Bâhter’den gelen misafirimiz yarın yola revan olup şehrimizi gezecek.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Baht körlüğü
– Kara talih
– Talihsizlik
– Bahtı kara
– Şansızlık
– Bahtsızlık
Cümle içinde kullanımı:“Baht-ı Siyâhım, gözlerinden düşen her damlada ölürüm inan bana.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahtı açık
– Talihli
– Şanslı
– Talihsiz zıt anlamlısı
Cümle içinde kullanımı:“Gariban dediğinin baht-hufte olsaydı gökten ekmekle aş yağardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Destekleyen
– Yüreklendiren
– Destek çıkan, destek veren
– Besili
Cümle içinde kullanımı:” Sağ olsunlar hep arkamda bahte olan ailem sayesinde başarıyla muvaffak olabildim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahtı kara
– Talihi ters dönen
– Talihsiz
– Kaderi kötü olan kimse
Cümle içinde kullanımı:“Baht-bergeşte olan bir kadın ne ailesinde sığınır ne de koca evinde.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahtı açık
– Şanslı, talihli, talihi açık kimse
– Kaderi iyi olan
– Bahtı kapalı zıt anlamlısı
Cümle içinde kullanımı:“Bahtı açık olanın önünde kim durabilmiş ki biz duralım.”
– Karşılıksız vermek
– Vermek
– Sunmak
– Bağışlamak
– İletmek
– Atfetmek
Cümle içinde kullanımı:“Bahş ettiğimiz bu fon kimsesizler çocuklar adına yapılmıştır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– İhsan
– Bağışlayış
– Atiyye
– İyi davranmak
Cümle içinde kullanımı:“Bahşâyiş insan elindekini satmaz, hibe eder.”