Kelime Kökeni: Arapça-bâkî sözünün müennes dişil biçimi
– Ağlayan kadın
– Ağlayan kız
Cümle içinde kullanımı: “Şayet bir gün gözleri yaşla dolmuk bâkiye bir kadın görürsen arkanı dönüp gitme oğlum.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâkî sözünün müennes dişil biçimi
– Ağlayan kadın
– Ağlayan kız
Cümle içinde kullanımı: “Şayet bir gün gözleri yaşla dolmuk bâkiye bir kadın görürsen arkanı dönüp gitme oğlum.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâkir sözünün müennes dişil biçimi
– Cinsel ilişkide bulunmamış kız
– Kız oğlan kız
– El değmemiş, leke sürülmemiş
– Saf ve temiz
Cümle içinde kullanımı:” Bâkire kızların gözlerindeki saf ışıltıyı anlayamazsın sen.”
Kelime Kökeni: Arapça
– El değmemiş
– Kullanılmamış
– Cinsel ilişkiye girmemiş erkek
– Saflığı bozulmamış
– Bozulmamış
Cümle içinde kullanımı:“Bâkir toprakların serin rüzgarını, çam iğnelerinin ferahlatan rayihasını getirdim sizlere.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yakut
– Renkli iplerle dokunan kumaş
– Koyu kırmızı renkte saydam taş
Cümle içinde kullanımı:” Bâkîde küpeler Osmanlı zamanından bir saray hanımından bu güne kadar ulaşmış ender bir ziynet eşyasıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-bükâ
– Ağlayan, göz yaşı döken
– İnleyen, sızlayan, acı çeken
– Yağma, yağış
– Yağmur
– Yağma işi
Cümle içinde kullanımı:” Bu gece göğü delen bâkî şahittir ki aşkımın yüceliği son nefesime kadardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-bakayâ
– Artan
– Artmış olan
– Geriye kalan
– Artık
Cümle içinde kullanımı:“Kalan bakıyye gördüğünüz üzere iki kişinin yolculuk masrafını karşılamaya yetmiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâkî müennes dişil biçimi
– Ağlayan
– İnleyen, sızlayan
– Göz yaşı döken
Cümle içinde kullanımı:” Yaram derin, kalbimi dağlayan bâkıyye umarım bir gün dinecektir.”
Kelime Kökeni: Türkçe-bakır+Farsça-hâne
– Bakır işlenen yer, imalathane
Cümle içinde kullanımı:“Bakır-hâne de gördüğümüz genç oğlanı hatırlıyor musun, öğretmen olmak istiyormuş.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yırtılmış, yarılmış
– İleri görüşlü
– Açık fikirli
– Düşündüğünü olduğu gibi söyleyebilen
Cümle içinde kullanımı:” Aydın kişiler bâkır olur sözlerinin arkalarında sadece gerçekleri saklarlar.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bakan
– Hizmet edeni, hizmetçi
– Falcı, fal bakan
– Remmâl
– Koruyucu
Cümle içinde kullanımı:“Ailemizin kadınları Fransız bakıcıları tarafından terbiye edilerek büyütülmüştür paşam.”