Kelime Kökeni: Arapça
– Dahili olarak
– İç yüzden, içten, içeriden
– Dahilden
– Dıştan karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Bâtınen üstümüze sirayet eden yalnızlığın gafletiydi bizi uçurumlara itti.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dahili olarak
– İç yüzden, içten, içeriden
– Dahilden
– Dıştan karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Bâtınen üstümüze sirayet eden yalnızlığın gafletiydi bizi uçurumlara itti.”
Kelime Kökeni: Arapça-batn çoğul biçimi bütûn, ebtân
– Dahili
– İç
– Gizli
– Râz
– Sır
– Allah’ın isimlerinden biri
– Zahir karşıtı
– Görünmeyen
– Karın, mide
Cümle içinde kullanımı: “Sen bilmezdin; bâtın tutardım sözlerindeki içsel yakınlığımı, oysa bir umuda bel bağlamıştım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Boş yere
– Beyhude
– Batıl olarak
– Nafile, boşuna
Cümle içinde kullanımı: “Ne yarar gamsız insana dert anlatmak, ha zalime el açmışsın ha bâtılen medet ummuşsun.”
Kelime Kökeni: Arapça- butlân
– Gerçeğe aykırı
– Doğru olmayan
– Geçersiz
– Hak karşıtı
– Beyhude
– Boş
– Çürük
– Hükümsüz
Cümle içinde kullanımı: “Bâtıl inançlara aldanıp gerçeklerden kaçınmanın mantıklı bir yanını görmedim.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebtâl
– Kahraman, cesur, yiğit, kahraman
– Mert
– Alp
Cümle içinde kullanımı: ” Soran olursa bu aşk uğruna batal bir adam öldü dersiniz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yazarların bit pazarına verdikleri isim
– Kaz biçiminde sürahi
– Kadeh, kupa
– Ucu sivri takoz
– Yarasa
– Vurmak için kullanılan kupa
Cümle içinde kullanımı: “Eskilere rağbet olsa bata nur yağar der bizim atalar, yalanda değil hani.”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Arapça-râhib
– Manastırda yönetimden sorumlu ve rahiplerin başı
– Kıdemli rahip
Cümle içinde kullanımı: ” Başrâhib emekli olmadığı sürece Manastırdan dışarıya adımını atmaz.”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Arapça-müsevvid
– Müsevvitlerin başı
– Yazıcıların başı
– Müsevvit memurlarının başı
Cümle içinde kullanımı: “Yarın öbür gün Başmüsevvid geldiğinde işinizi yine böyle savsaklayarak mı yapacaksınız?”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Arapça-mürettib
– Basım evlerinde çalışan dizgicilerin başı
– Üst düzey dizgici
– Başdizgici
Cümle içinde kullanımı:” Başmürettib yaptığı hatayı üstlenecek ve eser yenide basılacaktır.”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Arapça-murâkib
– Başdenetçi
– Üst düzey denetçi
– Denetçilerin sorumlusu
Cümle içinde kullanımı: “Olayı detaylı olarak incelemesi adına Avrupa’dan bir başmurâkıb çağrıldı.”