Kelime Kökeni: Ad
– Kerges cinsinden yırtıcı bir kuş
– Sultan Hüseyin Baykara
– Maskara, güldürücü
Cümle içinde kullanımı: “Baykara kanatlarını göğe açıp usul usul süzülürken keskin gözleri avını çoktan tespit etmişti.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kerges cinsinden yırtıcı bir kuş
– Sultan Hüseyin Baykara
– Maskara, güldürücü
Cümle içinde kullanımı: “Baykara kanatlarını göğe açıp usul usul süzülürken keskin gözleri avını çoktan tespit etmişti.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâ’in
– Ayıran, ayırıcı
– İntişar
– Ayıran bölüm
Cümle içinde kullanımı: “Bir eserin bir kitabın bâyin kısmı konusunun anlatma şeklidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâyi sözünün müennes dişil biçimi
– Pazar yerlerinde gümrük vergisi dışında alınan vergi
– Kurulan pazar yerlerinden ihtisab vergisi dışında alınan vergi
Cümle içinde kullanımı: “Bâyi’iyye vermeyen pazarcılar mallarını alenen satamazlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-bey’
– Satan, satıcı
– Malların satış şubesi
– Dükkan, kuruluş
– Alıcıya bir şeyler satan kimse
– İşyeri
Cümle içinde kullanımı: “Bâyi toplantısı bu kez şehirden uzakta yapılacak bilgisi geldi.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâ’ika
– Musibet
– Felaket
– Sıkıntı veren şey
– Uğursuzluk
Cümle içinde kullanımı: “Başımıza gelen bâyıka bir baksana bunların hepsi konu komşunun nazarı!”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yezid’in oğlu
– Erkek adı
Cümle içinde kullanımı:”Bâ-yezîd adının Yezid’ten geldiği düşünülse de anlamı günümüzde hala bilinmemektedir”
Kelime Kökeni: Farsça- zarf
– Bir başkasıyla
– Birbiri ile
– Öteki ile
Cümle içinde kullanımı: “Bâ-yek diger gezdiğin gönlünü bende dinlendirme, gayrı takatim kalmadı.”
Kelime Kökeni: Edat
– Her ne kadar
– Gene de
– Bununla birlikte
– Öyle olduğu halde
– Rağmen
Cümle içinde kullanımı: “Bâ-vücûd insan ahı büyüktür ileriki hayatında hep sırtında hissedersin. “
Kelime Kökeni: Ad
– Tazı, şahin gibi hayvanları avcılığa alıştıran
Cümle içinde kullanımı: “Bavcılar Osmanlı hanedanlığında avcılıkta kullanılan hayvanları besleyen ve eğiten kişilerdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-bat
– Üzeri tüylü veya tüysüz olabilen pamuk örtü
– Battaniye
– Yorgan üstüne kullanılan örtü
Cümle içinde kullanımı: “Farelerin cirit attığı battâniyeyi bana örtün diye getirmiş.”