Kelime Kökeni: Arapça
– Bâzı
– Kesin
– Kabuğu kalkan yara
– Kimisi
Cümle içinde kullanımı: “İçimdeki bâzı’a kanamaya ne zaman başlasa bulutlar ağlardı oysa.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bâzı
– Kesin
– Kabuğu kalkan yara
– Kimisi
Cümle içinde kullanımı: “İçimdeki bâzı’a kanamaya ne zaman başlasa bulutlar ağlardı oysa.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tüccarlık
– Tacirlik
– Tecimen
– Satıcılar
Cümle içinde kullanımı: “Bâzergânî ve seyyar tezgah açan hiç kimseyi içeriye kabul etmeyin.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Tüccar
– Tacir
– Alışveriş eden esnaf
– Ticaretle uğraşan
– Tecimen, satman
Cümle içinde kullanımı: “Yoldan gelen bâzergânı handa ağırlamak bize yakışmaz evimizden bir oda açalım hemen.”
Kelime Kökeni: Arapça-ba’z
– Ara sıra
– Zaman zaman
– Kimi zaman
– Bazı bazı
– Kimi vakit
Cümle içinde kullanımı: “Ba’zen hayatın bizi yoran kısımlarında kendimizi kandırıyor olabilir miyiz?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Alım satım, alışveriş
– Pazar, alışveriş merkezi, çarşı
– Canlılık, gösteriş
– Çokluk
– Eski takvime göre haftanın ikinci günü
– Panayır
– Satıcıların bulunduğu yer
Cümle içinde kullanımı: “Bâzâr yeri curcunaya dönmek üzereyken eli hızlı birkaç oğlan hemen göz önünden tüyüverdi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Veteriner
– Hayvan hastalıklarına bakan hekim
– Hayvanları tedavi eden doktor
Cümle içinde kullanımı: “Baytâr gelmeden ineğin doğum yapabilmesi mümkün görünmüyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-pâ-yı tâk
– Paytak
– Ziyade, daha çok
– Çarpık yürüyen
Cümle içinde kullanımı: “Baytak yürüyüşü ile o kadar uzun yolu mola vermeden yürüyebileceğini mi sanıyor.”
Kelime Kökeni: Türkçe-bayram+Arapça-î
– Bayrama özgü
– Bayramla ilgili
– Bayram için kaleme alınan şiir veya kaside
– Hacı Bayram Veli tarafından 15. yüzyılda kurulan tarikat
Cümle içinde kullanımı: “Bayramiyye kasidesini saramızdan en tok en güzel sesi olan söyleyecek.”
Kelime Kökeni: Türkçe-bayram+Arapça-î
– Hacı Bayram Veli’nin tarikatına girmiş kimse,
– Hacı Bayram Veli tarikatında giyilen kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Bayramî kıyafetlerini giyinmiş kuşanmış babasının elini öperek ana ocağından ayrılacak.”
Kelime Kökeni: Türkçe-bayrak+Farsça-dâr
– Bayrak taşıyan asker
– Alemdar
– Savaşa giden kabilenin reisi
– Askerde bayrak taşıyan çavuş
– Sancağı taşıyan
– Önderlik eden
Cümle içinde kullanımı: “Bayrakdâr olmak demek koca bir ülkenin gururunu omuzlarında taşımak demektir.”