Kelime Kökeni: Arapça-bedîhe çoğul biçimi
– Doğmaca söylenen sözler
– Doğaçlama sözler
– İçten geldiği gibi söylenen
Cümle içinde kullanımı: “Bedâyih lafların altında kalmak kolaydır çünkü yürekten gelenle savaşmak zordur.”
Kelime Kökeni: Arapça-bedîhe çoğul biçimi
– Doğmaca söylenen sözler
– Doğaçlama sözler
– İçten geldiği gibi söylenen
Cümle içinde kullanımı: “Bedâyih lafların altında kalmak kolaydır çünkü yürekten gelenle savaşmak zordur.”
Kelime Kökeni: Arapça-bedî’a çoğul biçimi
– Mükemmel
– Estetik güzellikler
– Estetik değeri yüksek olan
– Eşi benzeri az bulunan
– Güzelliği şaşırtan nadir bulunan eser
Cümle içinde kullanımı: “Derviş derki; Bedâyi güzelliğin sırrı içten gelir dışla alakası yoktur.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Çirkin sesli
– Bed sesli
– Sesi kötü olan
– Kulağa hoş gelmeyen sese sahip
Cümle içinde kullanımı: “Bed-âvâze birine türkü söyletmeyelim de kulaklarımız kanamasın.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Parasız
– Karşılıksız
– Beleş
– Meccanen
– Ücretsiz
– Emek verilmeksizin
– Para ödenmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Bedava hayatlarınızda ne büyük bedeller ödeyip mutluluğun peşinden koştunuz!”
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-asl
– Soysuz
– Soyu kötü olan
– Ahlaksız
– Dejenere
Cümle içinde kullanımı: “Aslolan şudur ki bed-asl oldu mu biri ne mektep adam ne de ihsan.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İlkin
– Başlangıçta
– İptida
– Başta
Cümle içinde kullanımı: “Bu hikayeyi bed’an olduğu gibi kabul edebilsek tekrar tekrar yön aramasak kazanırdık belki kim bilebilir?”
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-âmûz
– Kötü örnek olan
– Kötüye yönelten
– Fenalık öğreten kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bu devirde kendini bed-âmûz insanlardan sakınacak, rotanı gün ışığına çevireceksin.”
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-amel
– Kötülük yapan
– Yaramaz
– Fena hareketleri olan
– Zarar verecek olan
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim bizleri Bed-amel olan insanlardan uzak kılsın, onların içine düşürmesin.”
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-ahter
– Kötü talihli
– Talihi kötü
– Talihsiz, kısmetsiz
– Şanssız
– Bahtsız
Cümle içinde kullanımı: “Bed-ahter birine gelip umut et diyorsun, çorak arazide sağanak beklemek gibi bir şey.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bedehşan ile ilgili
– Bu bölgede çıkan taşa özgü
Cümle içinde kullanımı: “Bedahşânî gibi kırmızı birer parça gibi parlayan meyveler buraların en meşhurudur.”