Kelime Kökeni: Arapça
– Benzeri görülmemiş
– Eşsiz
– Nadide
– Benzersiz bir eser ortaya koyan kimse
– Yeni
– Az bulunan, görülmemiş
Cümle içinde kullanımı: “Çiçek tarhları arasında bedî olarak adlandırılacak renk cümbüşünü bulabilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Benzeri görülmemiş
– Eşsiz
– Nadide
– Benzersiz bir eser ortaya koyan kimse
– Yeni
– Az bulunan, görülmemiş
Cümle içinde kullanımı: “Çiçek tarhları arasında bedî olarak adlandırılacak renk cümbüşünü bulabilirsin.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Huysuz
– Aksi
– Suratsız
– Huyu kötü
– Şirret
– Geçimsiz
Cümle içinde kullanımı: “Dirliğimizi bozan bed-hû insanlar kapımızdan giremez bu saatten sonra.”
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-hâl
– Durumu iyi olmayan
– Durumu kötü kimse
– Düşkün halde olan
– Yoksul
Cümle içinde kullanımı: “Bed-hâlimi gören dile gelir gönlümün yorgunluğuna el uzatırdı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hasım, düşman
– İçten pazarlıklı
– Herkesin kötülüğünü isteyen kimse
– Kötü yürekli
– Düşmanlık eden
Cümle içinde kullanımı: “Arabalar içinde mutlaka bir bed-hâh eden bulunur fitne katar ortalığa.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sepik
– Şüpheci
– Kuşkucu
Cümle içinde kullanımı: “Doğam gereği bed-gümân birisi olduğum doğrudur, fıtratım böyle.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mayası bozuk olan
– Doğuştan kötü olan kimse
– Kötü yaradılışlı
– Karaktersiz
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim tüm evlatlarımızı bed-güher insanlardan korusun.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kötü söz söyleyen
– Kötü konuşan kimse
– Fitnekar
– Dedikoducu
– Fesat verici
Cümle içinde kullanımı: “Bed-gû kimseler varken burada konuşulan burada kalmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kötü tabiatlı
– Doğuşta kötü
Cümle içinde kullanımı: “Neylersin o da Bed-girdâr biri olarak dünyaya gelmiş değiştiremezsin.”
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-fi’âl
– Kötü işler, davranışlar, hareketler, eylemler
– Fena davranışlar
– Kötü işlerde bulunan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bed-fi’âl bu kapıdan Allah’ın huzuruna çıkamaz!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sonu kötü
– Akıbeti korkulu olan
Cümle içinde kullanımı: ” Bed-fercâm bir hikâyeye ortak olmuşuz elbet gözümüzden yaş eksik olmayacak.”