Kelime Kökeni: Arapça-Farsça, bûyâ
– Güzel kokulu
– Aromalı
– Hindistan cevizi
– Hindistan cevizi aromalı
Cümle içinde kullanımı: “Elde yaptığım sabunların çoğu bevvâ kokulu, yüz için en çok onlar gidiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-Farsça, bûyâ
– Güzel kokulu
– Aromalı
– Hindistan cevizi
– Hindistan cevizi aromalı
Cümle içinde kullanımı: “Elde yaptığım sabunların çoğu bevvâ kokulu, yüz için en çok onlar gidiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-bevlî sözünün müennes dişil biçimi
– Üroloji
– İdrar yolları hastalıkları
– İdrar yolları ve üreme sistemi hastalıklarını inceleyen bilim dalı
Cümle içinde kullanımı: “Bevliyye ile ilgilenen hekimlerin önerilerini mutlaka dinlemek lazım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İdrara ilişkin
– Sidik ile alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Bevlî tahlili sonuçlarını görmeden hastalık teşhisinde bulunmak lafügüzaf kalacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok işeyen kimse
– Kız çocuğu, kız bebek
– Sık sık idrar yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ailenin en meşhur bevlesi bizim dayı oğludur okula başlayasıya kadar çişini tutamadı.”
Kelime Kökeni: Arapça-bevl+Farsça-dân
– Sidik torbası
– Mesane
– İdrar torbası
Cümle içinde kullanımı: “Bevl-dân hastalıkları çoğunlukla yaşlılıktan kaynaklanır derler.”
Kelime Kökeni: Arapça- çoğul biçimi ebvâl
– İdrar
– İşeme
– Sidik
– Çiş
– Miksiyon
Cümle içinde kullanımı: “Hayvanlarla insanların bir başka ortak yanı bevl desek yalan konuşmuş olmayız değil mi?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dedikodu
– Yalan söz
– Bela çıkarma
– Kötülük yapma
– Aniden bastıran yağmur
– Talan
– Çalıp çırpma
– Suyun kaynağını arayıp bulma
– Sıçrama, atlama
– Düşmanlık
– Fenalık
– Kavga çıkarmak
– Derde sebep olmak
Cümle içinde kullanımı: “Huzura erişen adam hiç uğraşır mı bevk çıkarmaya itle köpekle dalaşmaya!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ah etme
– Küfretme
– Sövme
– Belaya çatma
– Felakete uğrama
– Aşikar
– Meydanda
– Belli
– Bilgisi olma
– Haberli
– Musibete uğrama
– Sıkıntılı duruma düşmek
Cümle içinde kullanımı: “Bin sövgü bin bevh haktır yalana, bin iltifat bin teşekkür çoktur doğruya.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâtire çoğul biçimi
– Keskin kılıçlar
– Çok kesen bıçaklar
– İyi kesen kılıçlar
Cümle içinde kullanımı: “Savaşın kanıyla bevâtiri hiç bitmez cengaverler meydandan kaçmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâtın çoğul biçimi
– Gizlilikler
– Aşikar olmayan gizli şeyler
– Gizli kapaklı şeyler
– Saklanan şeyler
– Gizli olan şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Kapalı kapılar arkasında bevâtın düzmeceler dönüyor bunlara sessiz mi kalacaksınız?”