Kelime Kökeni: Ad
– Usanç
– Bezginlik
– Melal
– Bıkma
– Bıkkınlık
– Can sıkıntı
– Dert
Cümle içinde kullanımı: “Bıkındı veren insanı hayatından çıkarıp at ki kurtulasın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Usanç
– Bezginlik
– Melal
– Bıkma
– Bıkkınlık
– Can sıkıntı
– Dert
Cümle içinde kullanımı: “Bıkındı veren insanı hayatından çıkarıp at ki kurtulasın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Alınıp satılan şey
– Meta
– Mal
– Anamal
– Sermaye
– Ticaret malı
– Emtia
Cümle içinde kullanımı: “Bıdâ’a ticareti canlandırıp var olmasını sağlayan şey değil midir?”
Kelime Kökeni: Ad
– Gözü pek kimse
– Kabadayı
– Korkusuz
– Külhanbeyi
– Babayiğit
– Koçak
– Yürekli
Cümle içinde kullanımı: “Aşka tövbeler eden bıçkın delikanlının gözlerindeki yıkımı görebiliyor musun?”
Kelime Kökeni: Türkçe-bıçkı+Farsça-hâne
– Bıçkı yapılan yer
– Ağaç ve tahta kesilen yer
– Bıçkıevi
– Tomrukları düzelten şekil veren iş yeri
Cümle içinde kullanımı: “Bıçkıhâne de çalışan çocukların hepsi namuslu, helalinden ekmek kazanan gençler.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ağaç ve tahta kesmeye yarayan testerenin büyüğü
– Saraç bıçağı
– Dişli bıçak
– Büyük testere
– Motorlu testere
Cümle içinde kullanımı: “Bıçkıyla bahçeye giren bahçıvan kurumuş ağaçların gövdesine hiç acımadan vurdu.”
Kelime Kökeni: Arapça-bezzâz+Farsça-istân
– Bedesten
– Esnaf çarşısı
– Mahfuz çarşısı
– Kıymetli eşyaların ve kumaşların satıldığı yer
Cümle içinde kullanımı: “Bezzâzistân da en çok çeyizlik alışveriş yapan yeni evlenecek kızları ve ailelerini görürsünüz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Manifaturacı
– Kumaş alıp satan kimse
– Kumaş çarşısında bulunan dükkan
– Manifatura eşyası satılan yer
– Her türlü dokuma satılan yer
Cümle içinde kullanımı: “Bezzâz çarşısında adım atılmadık yer bırakmadığımız halde aynı değerde ipek kumaş bulamadık.”
Kelime Kökeni: Farsça
– İçki içmek için toplanılan yer
– Sohbet etmek için toplanılan mekan
– Eğlence mekanı
– Sefahat yeri
Cümle içinde kullanımı: “Bezm-gâh da atılan bir kadehle avuturdun beni, fakat sen dilinle zehirlemeyi seçtin.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Ruhlar aleminde ilk yaradılışta Allah ile ruhlar arasında, Allah’ın ruhlara ‘Ben sizin Rabbiniz miyim?’ sözüne ruhların ‘Evet Rabbimizsin!’ sözünü verdikleri meclis
– Elest meclisi
Cümle içinde kullanımı: “Bezm-i Elest, yaratıcı ile yaratılanın diyaloğuna verilen isim olup aslında bir tasdikleme ve kabullenmedir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Güzel söz söyleyen
– Gönül okşayıcı söz söyleyen kimse
– Şakacı
– Latife eden
Cümle içinde kullanımı: “Bezle-gû konuşan biri varken köy ağzıyla konuşan birini kolay kolay müdürlüğe almazlar.”