Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İvecen
– Sabırsız
– Aceleci
– Sabrı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Tez canlı bî-şekîb davranışlarıyla bizi bile korkutmaya başladı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İvecen
– Sabırsız
– Aceleci
– Sabrı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Tez canlı bî-şekîb davranışlarıyla bizi bile korkutmaya başladı.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-şekk
– Kuşkusuz
– Şüphesiz
– İşkilsiz
– Elbette
– Yayık dövmede kullanılan alet
Cümle içinde kullanımı: “Bî-şek usul erkan bilmeyene insan içinde yaşamak zor gelecektir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Orman
– Meşelik
– Ağaçlık alan
– Meşe korusu
Cümle içinde kullanımı: “Bizim buralardaki aileler bîşeden geçinirler marangozluk, odunculuk yaparlar.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kıymetli
– Pahalı
– Değerli
– Fiyatı yüksek
Cümle içinde kullanımı: “Bişbahâ taşları kuyumculukta kullanıyor asiller için küpeler ve bilezikler tasarlıyoruz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Esir
– Tutsak
– Köle
– Altın ve gümüş yapımı kakma
– İşleme
– Kuvvetsiz
Cümle içinde kullanımı: “Harp sonunda yakalanan bişârlar, belli bir müddet sonunda serbest bırakılacak.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ziyade
– Çok
– Daha çok
– Daha fazla
Cümle içinde kullanımı: “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çokluk
– Bolluk
– Çoğunluk
– Fazlalık
Cümle içinde kullanımı: “Biz azalttık Allah bisyârî versin, dolsun taşmasın inşallah.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çok
– Bol
– Kesir
– Ziyade
– Fazla
– Daha çok
– Kesret üzere olan
Cümle içinde kullanımı: “Bisyâr sirayet eden hastalığın müphem sonuçlar doğurmasından endişe etmekteyiz.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-sükûn
– Hareketsiz
– Durgun
– Sönük
– Durağan
– Hareket etmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Bî-sükûn kalan adımlarımın müsebbibi senken sana nasıl koşarım?”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-sutûn
– Direksiz
– Desteksiz
– Kolonsuz
– Sütunsuz
– Gökyüzü
– Ünlü masal kahramanı Ferhat’ın deldiği dağın ismi
Cümle içinde kullanımı: “Kardeş kardeşin evidir, bir insanın kardeşi gitti mi bî-sutûn kalır.”