Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koku üreten
– Koku satan kimse
– Parfümeri
Cümle içinde kullanımı: “Bûy-fürûş olarak kullanılan bu dükkan uzun zamandır boş olarak bekliyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koku üreten
– Koku satan kimse
– Parfümeri
Cümle içinde kullanımı: “Bûy-fürûş olarak kullanılan bu dükkan uzun zamandır boş olarak bekliyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koku şişesi
– Kokuluk
– Aromalık
– Esans şişesi
Cümle içinde kullanımı: “Annemin eski çeyizlik sandığından bûy-dân buldum çok zarif bir eşya.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Güzel kokulu
– Aromalı
– Hoş kokulu
Cümle içinde kullanımı: “Çileğin mis bûyâsı nasıl da saçlarına işlemiş öyle!”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Rayiha
– Koku
– Esans
– Aroma
Cümle içinde kullanımı: “Karanfilden yayılan keskin bûy etrafa yayılırken nakış gibi işleyen gözlerinin tesirindeydim.”
Kelime Kökeni: Arapça-ba’l
– Evlilik
– Karı koca olma durumu
– Evlenmiş kadın ve erkek
– Zevciyet
– Eşlik
Cümle içinde kullanımı: “Onlar bu’ûlet o yüzden gizli saklı olmaması çok doğal neyi yadırgıyorsunuz?”
Kelime Kökeni: Arapça-ba’l çoğul biçimi
– Karı koca
– Eşler
– Evlenmiş kadın ve erkek
Cümle içinde kullanımı: “Dünya evinde bir olan Bu’ûl ahirette de el ele yan yana olacaktır elbet.”
Kelime Kökeni: Arapça-butn çoğul biçimi
– Nesiller
– Soylar
– Karınlar
– Batınlar
– Kucaklar
– Kuşaklar
– Döller
Cümle içinde kullanımı: “Butûn kan kardeşlerimiz izimizden gelmiş bayrağımızı kutsal bir hazine gibi onurlandırmışlardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Haksızlık
– Hakça davranma
– Hükümsüz olma
– Geçerliliğini yitirme
– Batıl olma
– Adalete aykırılık
– Hakka aykırılık
Cümle içinde kullanımı: “Butlân olan sensin lakin yine de sesini yükseltebiliyor musun?”
Kelime Kökeni: Farsça-bûs+Arapça-î
– Öpme
– Öpmek
– Saygıyla karşılama
Cümle içinde kullanımı: “Gençlerin bûsî ve özenli davranışa bakış açısı nesiller sonra iyice değişmiş durumda.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Öpülecek yer
– Öpülecek yanak, dudak, alın veya el
Cümle içinde kullanımı: “Bûse-gâh mı arıyorsun, alnıma bırakacağın bir buse bizi kaderimizi sunmaz mı?”