– Kara çalmak
– İftira etmek
– İftira atmak
– Haksız yere suçlamak
Cümle içinde kullanımı: “Tüm deliller sizi gösterirken bühtân etmek niyetinde değilim.”
– Kara çalmak
– İftira etmek
– İftira atmak
– Haksız yere suçlamak
Cümle içinde kullanımı: “Tüm deliller sizi gösterirken bühtân etmek niyetinde değilim.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kara çalma
– İftira
– Yalan söyleme
– İtham etme
– Suçlu göstermek
Cümle içinde kullanımı: “Bunca bühtân s0nrasında yüzüme bakacak nasıl konuşacaksın merak ediyorum doğrusu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İftira
– Yalan
– Kıtır
– Uydurma
Cümle içinde kullanımı: “Beni büht ile karalamaya çalışsanız bile hakikati silip yok edemezsiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Felaket
– Kötülük
– Ahlaksızlık
– Afet
– Kemlik
– Şer
– Fenalık
Cümle içinde kullanımı: “Bücrî insanın kalbinde oldu mu hiç bir ilaç söküp atamaz onu.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi ebâcir
– Felaket
– Fena
– Kötü
– Musıbet
– Belâ
– İnsanı hayrette bırakan şey
– Taaccüb edilen şey
– Şaşırtan şey
Cümle içinde kullanımı: “Bücr ve keder bitirir insanı, elem sinsi bir kurt gibidir kemirir içten içten.”
Kelime Kökeni: Türkçe-bu+Farsça-hâne
– Buzluk
– Soğuk hava deposu
– Buz üretilen yer
– Buz yapılan ve satılan yer
Cümle içinde kullanımı: “Buz-hâne de çalışan iki arkadaşımız ne yazık ki fena üşütmüşler.”
Kelime Kökeni: Arapça-beyz çoğul biçimi
– Yumurtalar
– Bu yan
Cümle içinde kullanımı: “Buyûz tarafa gelen saray görevlisi elinde bir ferman tutuyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-bey’çoğul biçimi
– Satışlar
– Satımlar
Cümle içinde kullanımı: “Buyû sonrasın dükkan sahipleri kazanırken aileleri bir yıllık giderlerini karşılamış sayılırlar.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Av köpeği
– Ava yardımcılık etmek içim yetiştirilen köpek
– Zağar, kopoy, tazı
Cümle içinde kullanımı: “Bûy-perest olarak büyütülen köpekler av yere düşmeden havada kaparak sahibine getirir.”
Kelime Kökeni: Farsça-bûy+Arapça-î
– Kokulu
– Kokusu olan
Cümle içinde kullanımı: “Çiçeklerin ve doğanın kendisine has bir bûyî ve rayihası olduğunu düşünüyorum.”