Kelime Kökeni: Ad
– Mızraklı süvari
– Mızraklı asker
– Tebriz bölgesindeki gezgin Türkler
Cümle içinde kullanımı: “Gezgin olarak varlıklarını sürdüren cerdavulluların en önemli silahı mızraklarıydı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Mızraklı süvari
– Mızraklı asker
– Tebriz bölgesindeki gezgin Türkler
Cümle içinde kullanımı: “Gezgin olarak varlıklarını sürdüren cerdavulluların en önemli silahı mızraklarıydı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dilenci çanağı
– Dilenci tabağı
Cümle içinde kullanımı: “Önüne koyduğu cerdânla gelen geçenden para istiyor, ağlamaklı bir sesle yakınıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Soyulmuş
– Saçı dökülmüş
– Dazlak
– Mahrum
– Çıplak
– Saçsız
Cümle içinde kullanımı: “Evvelden cerdâ olan başını peruklar altına saklayıp asla göstermez.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Soyma
– Çıplak hale getirme
– Elbisesini çıkarma
– Soymak işi
Cümle içinde kullanımı: “Masumların üstündeki çapulları bile cerd etmeye yeltenen politikacılar oldukça adaletin adını anmayalım.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Uyuz
– Uyuzumsu
– Miskin
– Pısırık
– Uyuşuk
Cümle içinde kullanımı: “Cerbî hastalığına tutulmuş gibi sürekli yatıyor kendini ağırdan satıyorsun.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Becerikli
– Girgin
– Pısırık karşıtı
– Sokulgan
Cümle içinde kullanımı: “İşinin ehli kalabalıkta cerbezeli bir adamdır, çalışır didinir.”
Kelime Kökeni: Arapça-cebreze+Farsça-dâr
– Çekici
– Kurnaz
– Hilekar
– Uyanık
– Hilebaz
– Hileci
Cümle içinde kullanımı: “Cebreze-dâr oyunlar oynar, kendiyle birlikte ailesine de zarar verirdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İşbitiricilik
– Çekicilik
– Alımlılık
– Beceriklilik
– Çaçaronluk
– Girginlik
-Hilekarlık
– Çenesi düşüklük
Cümle içinde kullanımı: “Aslında böyle sessiz sakin olduğuna kanmayın oldukça cerbeze bir kadındır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cerîme
– Cinayetler
– Suçlar
– Cürümler
– Kabahatler
Cümle içinde kullanımı: “İşlenen cerâyimler unutulacak üstü örtülecek gibi değildi.”
Kelime Kökenİ: Arapça-ad
– Cariyelik
– Halayıklık
– Hizmetçiler
– Karavaşlar
Cümle içinde kullanımı: “Cerâyet olarak hizmet eden kadınların hepsi köşkte yaşar ve ölürler.”