Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çıngırak taşıyan hayvan
– Çıngıraklı hayvan
– Çıngıraklı
– Çıngırak bulunan
Cümle içinde kullanımı: “Keç yavrusuna ceres-dâr adını takmış onunla oynuyor sürekli.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çıngırak taşıyan hayvan
– Çıngıraklı hayvan
– Çıngıraklı
– Çıngırak bulunan
Cümle içinde kullanımı: “Keç yavrusuna ceres-dâr adını takmış onunla oynuyor sürekli.”
Kelime Kökeni: Arapça-cerâs
– Çıngırak
– Çan
– Zindan
– Bereket tarım tanrıçası
– Ses çıkaran metal nesne
Cümle içinde kullanımı: “Toprağı kutsayan ceres gibi tohumları yeşertip ağaçları çiçeklendirirdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çan
– Zil sesi
– Topuz sesi
– Kampana sesi
Cümle içinde kullanımı: “Uzaklardan duyulan cereng sesinin peşine takılıp gidiyordu.”
Cümle içinde kullanımı: Moğolca-ad
– Ceylan
– Gazal
– Geyik yavrusu
– Ahu
Cümle içinde kullanımı: “Ceren misali etrafta seken şu güzelliği görüyor musun?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kabahat
– Ceza
– Suç
– Kaza sonrası çıkan zarar
– Töhmet
– Kusur
Cümle içinde kullanımı: “Ortaya çıkan cereme kimden kaynaklı sorumlusu kim ise elbet bulunacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Şüphesiz
– Elbette
– Muhakkak
– Cinayet
– Ayrılmak
– Günah
– Suç
Cümle içinde kullanımı: “İşlediği cerem sonrasında başını dağa taşa vursa nafile.”
Kelime Kökeni: Arapça-cereb+Farsça-nâk
– Uyuz hastalığına yakalanmış
– Uyuz hastası
Cümle içinde kullanımı: “Cereb-nâk olmuş birine kaşınma demenin alemi var mı?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Uyuzla ilgili
– Uyuz hastalığıyla ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Cerebî ilaçlarını doktorlardan başka birine danışmayın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Uyuz hastalığı
– Bulaşıcı deri hastalığı
Cümle içinde kullanımı: “Cereb hastalığına sahip olanların yediklerine içtiklerine önemle dikkat etmeleri gerekir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sarı renkte at
– Donu kuladan açık olan at
– Ateş küreği
Cümle içinde kullanımı: “Kırlarda altın yelelerini savurarak koşan cerdeyi görüyor musun?”