Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kabul etmeme
– Ret
– Bir soruya karşı söylenilen söz
– Karşılık
– Soru karşıtı
– Cevabı içeren mektup
– Cevap
– Yanıt
Cümle içinde kullanımı: “Mektubun karşılığı olarak gelen cevâb pek hoşuna gitmedi galiba.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kabul etmeme
– Ret
– Bir soruya karşı söylenilen söz
– Karşılık
– Soru karşıtı
– Cevabı içeren mektup
– Cevap
– Yanıt
Cümle içinde kullanımı: “Mektubun karşılığı olarak gelen cevâb pek hoşuna gitmedi galiba.”
Kelime Kökeni: Ad
– Gökyüzü
– Sema
– Gök
– Felek
Cümle içinde kullanımı: “Cevv-i kebûd maviye beyaza boyandığında işte mutluluğu bulacağız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Hava boşluğu
– Gökyüzü
– Sema
– Göğün görünen yüzeyi
Cümle içinde kullanımı: “Cevv-i hevâ da yıldızlarda yanmaya başladığında bilin ki ateşler salınacak toprağa.”
Kelime Kökeni: Arapça-cevv, Farsça
– Yaşanılan yer
– Dünya
– Arpa
– Yeryüzü
– Buğdaygillerden bir tür bitki
Cümle içinde kullanımı: “Hayvanlara verilecek olan cev çuvallarını depodan çıkartacağız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Festival
– Ziyafet
– Şölen
– Yemekli toplantı
Cümle içinde kullanımı: “Elçiler için hazırlanan ceşn de öyle güzel yemekler vardı ki ömrümce tatmadığım lezzetlerdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Zulüm
– Baskı
– Ağırlık
– Ağır ve zor iş
– Meşakkatli iş
– Külfet
– Yük
Cümle içinde kullanımı: “Çocuklara boylarını aşacak ceşm verilmez, küçücük omuzlarına nasıl böyle bir zorluk yüklersiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-cesûr+Farsça-âne
– Yiğitçesine
– Cesurcasına
– Korkusuzca
– Yüreklicesine
– Yiğitçe
– Cesura yakışır biçimde
Cümle içinde kullanımı: “Cesûrâne davranışlarıyla beni etkilemesine bende şaşırdım.”
Kelime Kökeni: Arapça-cesâret
– Yürekli
– Yiğit
– Cesaretli
– Atılgan
– Gözü pek
– Korkusuz
– Cüretkar
– Babayiğit
– Koçak
Cümle içinde kullanımı: “Cesûr bir kalp asla unutulmaz, insanların dimağlarına kazınır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Atlayan
– Sıçrayan
– Fırlayan
– Zıplayan
Cümle içinde kullanımı: “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Atlayan
– Sıçrayan
– Atlıyan
– Zıplayan
Cümle içinde kullanımı: “Bahçedeki bitkilerin üstünde cestân eden çekirgeleri görüyor musun?”