Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Sarraf
– Kuyumcu
– Mücevherci
– Cevahirci
Cümle içinde kullanımı: “Cevâhirî mesleğinde asıl olan kıymetli taşları tanıyabilmek gerçek değerlerini verebilmektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Sarraf
– Kuyumcu
– Mücevherci
– Cevahirci
Cümle içinde kullanımı: “Cevâhirî mesleğinde asıl olan kıymetli taşları tanıyabilmek gerçek değerlerini verebilmektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-cevher çoğul biçimi
– Kıymetli taşlar
– Cevherler
– Mücevherler
– Elmaslar
Cümle içinde kullanımı: “Zarif beyaz boynunu süsleyen cevâhir gözlerinin parlaklığının yanında sönük kalıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Ana yollar
– Büyük caddeler
– Cömert
– Bahşişi çok veren kimse
– Bonkör
– Eli açık
– Savruk
– Şah-rah
Cümle içinde kullanımı: “Durmadan cevâda çıkan yolcular bir türlü gelmek nedir bilmiyorlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-cevâb+Farsça-nevîs
– Yazman
– Sekreter
– Katip
– Yazıcı
Cümle içinde kullanımı: “Geçen sene işe başlayan cevâb-nevîs işi bırakacağını söyledi.”
Kelime Kökeni: Arapça-cevâb+Farsça-nâme
– Bir soruya veya bir yazıya karşılık olarak kaleme alınan yazı
– Cevap olarak yazılan yazı
– Karşılık vermek için yazılan yazı
Cümle içinde kullanımı: “Cevâb-nâme olarak gelen mektupta söylenenlere göre ikisi de bu yanlış ilişkinin içindeymiş.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Karşılık olarak
– Karşılık
– Karşılıklı
– Cevap niteliğinde
– Yanıt olarak
Cümle içinde kullanımı: “Koyduğu kurallara cevâbî olarak çekip gitmeyi tercih etmiştim şimdi görüyorum ki doğruyu yapmışım.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Yanıt olarak
– Cevap olarak
– Karşılık olarak
Cümle içinde kullanımı: “Duygularıma cevâben kokusunu yakınımdan, varlığını yanımdan çekti.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Olumsuz cevap
– Ret cevabı
– Kabul etmemek için verilen cevap
Cümle içinde kullanımı: “Verdiğimiz dilekçenin cevâb-ı red alacağını asla tahmin etmezdik.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Doğru olmayan cevap
– Yanlış cevap
– Yanlış yanıt
Cümle içinde kullanımı: “Masum olmadığımızı biliyordum, hayatın bize sorduğu çoğu soruya cevâb-ı nâ-savâb verdik.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kesin verilen cevap
– Kati cevap
– Kesin yanıt
Cümle içinde kullanımı: “Cevâb-ı kat’î olmasaydı şu an burada konuşuyor olmazdınız beyefendi.”