Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Emir gibi
– Emirlere yakışır tarzda
– Emredene yakışır biçimde
– Talimat gibi
Cümle içinde kullanımı: “Emîrâne sözlerine kulak asmayınız efendim şu an kendisi iyi değil.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Emir gibi
– Emirlere yakışır tarzda
– Emredene yakışır biçimde
– Talimat gibi
Cümle içinde kullanımı: “Emîrâne sözlerine kulak asmayınız efendim şu an kendisi iyi değil.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Reis
– Asil
– Bey
– Bir ülkenin başı
– Büyük hanedana mensup
– Başkan
– Yönetici
– Saygın kişi
Cümle içinde kullanımı: “Toprak bütünlüğü sağlanabilmesi için emîr buyruğu ve kararı gerekir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Padişah buyruğu
– Padişah emri
– Padişah fermanı
Cümle içinde kullanımı: “Yeniçeriler ancak emr ü fermânla harbe katılabilir aksi halde yerinden kıpırdamazlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Padişahların buyruğu için kullanılan genel ifade
– Padişah fermanı
– Padişah emri
Cümle içinde kullanımı: “Emr-i şerîf hakkaniyetli olmazsa halk açlıktan ve yoksulluktan kırılır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ölüm
– Memat
– İrtihal
– Ahiret yolculuğu
Cümle içinde kullanımı: “Emr-i Hakk vuku bulduğunda dilerim yanlış yolları terk etmiş ve beni affetmiş olursun.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Allah’ın emri
– Ölüm
– Mevt
– Vefat
Cümle içinde kullanımı: “İsyan etmek neye yarar emr-i ilâhî tecelli ettikten sonra..”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Buyruk
– Ferman
– Emir
– Yarlık
Cümle içinde kullanımı: “Emr-i fermân neyse yapılacak odur kimse aksini iddia edemez.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Oldu bittiye getirilen iş
– Oldu bitti
– Olup bitti
– Oldubitti
Cümle içinde kullanımı: “Çocuklara emr-i vâkı yapmayı keser misin böyle yaparak onları da üzüyorsun.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Zor iş
– Güç iş
– Müşkil emir
Cümle içinde kullanımı: “Hocanın vermiş olduğu emr-i müşkili yerine getirecek birini bulamadık.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Gerçekleşmesi imkansız iş
– Yapılması imkansız şey
Cümle içinde kullanımı: “Emr-i mûhâl kılınmış tek şey ölümsüzlüktür, bu dünyada ölmeyen tek bir canlı yoktur.”