Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Davul
– Tokmakla ve değnekle çalınan çalgı
– Bateri
Cümle içinde kullanımı: “Sokağın başında dühül sesi gelmeye başladı mı bil ki düğün başladı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Davul
– Tokmakla ve değnekle çalınan çalgı
– Bateri
Cümle içinde kullanımı: “Sokağın başında dühül sesi gelmeye başladı mı bil ki düğün başladı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dünyalar
– Zamanlar
– Devirler
– Dönemler
– Periyotlar
– Devreler
Cümle içinde kullanımı: “Geçen dühûr bize öğretti ki insanlar hislerini kolay bastırabilen canlılar değiller.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Rayiha
– Güzel koku
– Çiçekten çıkarılan yağ
– Aroma
Cümle içinde kullanımı: “Esans yapmak için ihtiyacı olan dühn ve diğer malzemeleri borç karşılığında almış.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dahiler
– Alimler
– Deha sahibi
– Akıllılar
– Zekalılara
Cümle içinde kullanımı: “Gerçek dühât çevresinden duyduğu safsatalara kulak asmaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Cemiyet
– Velime
– Sûr
– Şenlik
– Bir adamın ve kadının evlendiği şenlik
– Sünnette yapılan eğlence
– Tören
– Eğlence
– Sefahat
Cümle içinde kullanımı: “Düğün dernek kuruldu bir kere iptal edilmez.”
Kelime Kökeni: Ad
– İki ip vesairenin birlikte bağlanmasından hasıl olan bağ
– Ukde
– Yumru
– Karışık
– Zor
– İçe dert olan
– Boğum
Cümle içinde kullanımı: “Duygularımız düğüm olmuş, kalplerimizse apayrı noktalarda.”
– Düğüm yapmak
– Bağlamak
– Düğümlemek
– Yükselmek
– Yukarıya doğru fırlamak
– Çözülmeyen durum
Cümle içinde kullanımı: “Ortalığı karıştırıp karıştırıp düğmek suretiyle herkesi birbirine düşürdü.”
Kelime Kökeni: Ad
– Doğurmamış inek
– Genç inek
– Dişi dana
– Yavrulamamış inek
– Dişi inek yavrusu
Cümle içinde kullanımı: “Sarı düğenin bacağında bir şişlik oluşmuş tedavi edilmesi gerekiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İkiz
– İki tane
– İki rekat namaz
– İki çift
– İkisi bir arada doğan bebek
Cümle içinde kullanımı: “Doğan dügâne bebeklerin kaderini de karakterleri de birbirine eş.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Türk müziğinde birleşik bir makamın adı
– Türk müziğinin en eski mürekkep makamı
Cümle içinde kullanımı: “Sanatçının sesinden dinlediğimiz dügâh kulaklarımızın pasını sildi attı.”