Kelime Kökeni: Ad
– Sonsuza kadar
– Ebedi
– Ebediyyen
– Sonsuz
– Hiç bitmeyen
– Sınırı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Ebed-müddet yaşam mümkün değildir, ölüm her canlıyı eşitler.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sonsuza kadar
– Ebedi
– Ebediyyen
– Sonsuz
– Hiç bitmeyen
– Sınırı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Ebed-müddet yaşam mümkün değildir, ölüm her canlıyı eşitler.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Daimilik
– Sonu olmayan zaman
– Ölümsüzlük
– Ebedilik
– Sonsuzluk
Cümle içinde kullanımı: “Masalın sonunda ebediyyete kadar mutlu yaşadılar yazacak değil mi?”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Ebedi olarak
– Sonsuza kadar
– Ebedi olarak
– İlelebed
Cümle içinde kullanımı: “Ebediyyen gururlu kalamazsın, açlık gururu tanımaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Sonu olmayan
– Tükenmez
– Zevalsiz
– Sonsuz
– Ebediyyen
– Sonsuza kadar
– Bengi
– Sınırı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “İnsan her zaman ebedi bir aşk bulabileceğini sanıyor ancak bunu bulmak kadar varlığını sürdürmekte zordur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebed+Farsça-hâne
– Kabir
– Gömüt
– Mezar
– Makber
– Ziyaretgah
Cümle içinde kullanımı: “Ebed-hâne sonsuzluk evidir oraya. bir kez girdiniz mi geriye çıkamazsınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebed+Farsça-gâh
– Kabir
– Mezar
– Ebediyen oturulacak yer
– Gömüt
– Makber
Cümle içinde kullanımı: “Bir gün hepimizin gideceği bir Ebed-gâh var, orada huzuru bulacağız.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– İlelebed
– Asla
– Hiçbir zaman
– Devamlı olarak
– Hiçbir vakit
Cümle içinde kullanımı: “Ebeden günahtan uzak duracak, başka birinin hakkına girmeyeceksin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sonu olmayan gelecek zaman
– Ezel karşıtı
– Ebediyen
– Sonsuza kadar
– Zevalsizlik
– Ebedilik
– Sonu olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Sanmaki ebed yaşayacak bu dünyada malına doyacaksın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Doğurma sanatını becerebilen kadın
– Tabip
– Ebe kadın
– Nine
– Baba
– Ata
– Doğumu yaptıran kadın
Cümle içinde kullanımı: “Doğum gece başlayınca diğer köyden ebeyi çağırmaya gittiler.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Bedenler
– Vücutlar
– Uygun
– Kabile
– Boy
– Yaraşır
– Kavim
– Aşiret
Cümle içinde kullanımı: “Ebdân şahidim olsun ki zulüm eden merhamet göremeyecektir.”