Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Denizler
– Deryalar
– Bahirler
– Ağzı kokan insan
– Okyanuslar
Cümle içinde kullanımı: “Sırrımı ebhâra gömdüm, orada yıllanıp yaşlanacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Denizler
– Deryalar
– Bahirler
– Ağzı kokan insan
– Okyanuslar
Cümle içinde kullanımı: “Sırrımı ebhâra gömdüm, orada yıllanıp yaşlanacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Pek cimri
– Çok cimri
– En hasis
– Tamahkar
Cümle içinde kullanımı: “En kötü huylardan biri de sevdiklerine karşı ebhal olandır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Buğuz gösteren
– Çok nefret eden
– Nefreti çok olanlar
– Hiç sevilmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Ebgâz olarak yaftalanan kişiler toplumda pek yer bulamaz. “
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Amca
– Emmi
– Babanın erkek kardeşi
Cümle içinde kullanımı: “Bizde amcalara ebice denir, eskilerden gelen bir alışkanlık bu.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Baba soyundan akraba
– Baba soyundan gelen öz soy
Cümle içinde kullanımı: “Ebiviyyâtımızdaki zengin kişiler selam bile almaz öyle insanlardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Ana baba
– Anne ve baba
Cümle içinde kullanımı: “Ebeveynler çocuklarının kişiliğini oluşturmada önemli bir yere sahiptir.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Soydan soya
– Kuşaktan kuşağa
– Nesilden nesile
Cümle içinde kullanımı: “Eben an ced aktarılan genlerle insanlık varlığını devam ettiriyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yağmur sonrasında ufukta görünen rengarenk kuşak
– Eleğim sağma
– Kavs-ı kuzah
– Gökkuşağı
– Alaimi sema
Cümle içinde kullanımı: “Ebem kuşağını görmek için saatlerdir bekliyoruz umarım çıkar.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebed+Farsça-peyvend
– Ebedi
– Sonsuz
– Sonu olmayan
– Sınırı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Ebed-peyvend bir yaşam için söz vermiştin ama sonu geldi değil mi?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Adı ebediyen yaşayacak olan
– Adı sonsuza kadar yaşayacak olan
Cümle içinde kullanımı: “Tarihe ebed-nâm olacak liderler, halkın sevgisini ve takdirini kazanmış kişiler olacaktır.”