Kategori arşivi: Gündem

Engelli Emekliyi Bir İmza Karşılığı 150 Bin TL Dolandırdılar!

Adana’da faaliyet gösteren bir çete hedef olarak emekli, dul ve yetimleri gözlerine kestiriyor. Son kurbanları ise işitme engelli Abdülkadir Çatır’ı (75), 150 bin TL dolandırarak emekli maaşına el koydukları ortaya çıktı.  Polis merkezine gideren şikayetçi olan işitme engelli Çatır verdiği ifadesinde;

İmzaladığım senetten dolayı maaşıma el koyuyorlar. İki yıldır maaş alamıyorum. Elime bir kuruş emekli maaşı geçmiyor” sözlerine yer verdi.

Geçen şubat ayında Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne başvuran H.Ü, kendisine yardımcı olma bahanesiyle senet imzalatılarak dolandırıldığını bildirdi.  3’ü gerçek 1’i sahte senet düzenleyerek 150 bin TL dolandırıldığını bildirerek şikayetçi oldu.

Harekete geçen Adana Emniyet Müdürlüğü, 5 ay süren çalışma ve araştırmanın ardından çetenin liderleri olan Aydoğan Ş., ve Mustafa Yavuz M.’yi tespit etti.  Liderlerini öğrenen polisler yaptıkları takipler ile operasyonun startını verdi.

İçerisinde çete lideri Aydoğan Ş. ve sevgilisi Yaprak A’nın bulunduğu 4’ü kadın 15 kişi hakkında gözaltı emri verilerek Şafak operasyonu gerçekleştirilirdi. 31 temmuz şafak saatlerinde gerçekleştirilen eş zamanlı olarak yürütülen operasyonda tespit edilen İstanbul-Adana’daki 15 adrese baskın düzenlendi.

Baskın adreslerinden biri olan Çukurova ilçesi Karahan Mahallesindeki villanın bahçesinde yaşayan 5 pitpull  köpeği veterinerlerin yardımıyla etkisiz hale getirilerek kafeslere koyuldu.  Villa güvenlik kameraları tarafından gözetlenirken, çete lideri Aydoğan Ş. ve sevgilisi Yaprak A. yakalanarak göz altına alındı.

Villanın içerisinde polisler tarafından yapılan arama sonucunda boş ve dolu senetlere, alacak defterlerine, çek fotokopileri, dijital materyaller, cep telefonları, bilgisayar, 2 av tüfeği ve 2 adet ruhsatsız silah ele geçirildi.  Operasyon sonucunda 15 kişi gözaltına alınırken, çetenin mağdur ettiği bir çok kişi polis merkezlerine giderek şikayette bulundu.

Çetenin çökmesiyle polis ekiplerine başvuran mağdurların sayısının 77’ye kadar ulaştığı öğrenildi.  Şikayetler sonucunda 135 senetin imzalatıldığı ve yaklaşık 9 milyon TL vurgun yaptıkları belirlendi.  Diğer çete lideri Mustafa Yavuz M. tarafından kiralanan ofiste kredi çekemeyen emeklilere, araya kişiler sokarak bankalardan kredi çektikleri ve senet imzalattıkları ortaya çıktı.  Çete liderinin ailesi de dolandırıcılık düzeneğinde yer alırken, babası Bayram M., annesi Ayfer M., kız kardeşi Mervenur M’nin mağdurlara imzalatılan senetlerde alacaklı konumunda oldukları öğrenildi.

Çete liderlerinin sorgusunda Aydoğan Ş, suçunu kabul etmezken 1,5 milyon TL değerindeki villayı nasıl aldığını açıklayamazken, Mustafa Yavuz M. emekli, yaşlı ve yetimleri dolandırdıklarını kabul etti. Sorguların ardından çete liderleri tutuklanırken, Yaprak A. ve diğer 3 kadın serbest bırakıldı.  Diğer 9 şüpheliye ise ev hapsi verildi.

Geniş çaplı araştırmaya başlayan polis ekipleri 15 kişilik çetenin 4 yıl boyunca tüm hesap hareketlerini mercek altına aldı. 4 yılda hesaplarına yaklaşıp 20 milyon Tl para giren çetenin mağdurlarından biri de Abdülkadir Çatır oldu.  Köy  hizmetlerinden emekli olan işitme engelli 75 yaşındaki Çatır, polise giderek şikayetçi oldu.

 “Bana 40 bin lira kredi çektirdiler. Bunun 14 bin lirasına, ‘banka sigorta alıyor’ diyerek, el koydular. Geri kalan 26 bin liradan bana sadece bin lira verdiler. Daha sonra da 110 bin liralık senet imzalattılar. Ben 2 bin 330 lira emekli maaşı alıyordum. Bu imzaladığım senetten dolayı maaşıma el koyuyorlar. İki yıldır maaş alamıyorum. Elime bir kuruş emekli maaşı geçmiyor” dedi.

 

Marmara Depreminin 20. Yıl dönümü

17 Ağustos 1999 Yalova’da yaşanan Marmara depreminin üzerinden tam 20 yıl geçti.  Yaşanan büyük felaket sonucu bir çok insan hayatını kaybederler, bir çok ev bir çok ocak sönmüştü.  Marmara depreminde hayatını kaybedenler adına bir tören düzenlendi.  Tören depremin gerçekleştiği 03;02’de gerçekleştirildi.

17 Ağustos 1999’da gerçekleşen Marmara depreminde yaşamını yitirenler için Kocaeli, Gölçük ilçesinde tören düzenlendi.  Kavaklı sahilinde düzenlenen törende Vali Vekili Dursun Balaban katılarak konuşma yaptı.  Depremin gerçekleştiği sabah yurdun her köşesinden bölgeye yardımların gönderildiği, sonrasında ise devletin güzel hizmetlerde bulunduğunu belirtti.

Balaban konuşmasını 2018’de 50 bin kişi ve öğrenciye deprem eğitimi verdiklerini açıklayarak sürdürürken, depremin değil binaların insanları öldürdüğüne tekrar dikkat çekti.

Marmara depreminde iki kızını kaybeden Ak Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, dünyanın varoluşundan bu yana depremlerin yaşandığını belirtti.  Konuşmasına devam eden İlyas Şeker, her an deprem olacakmış gibi binaların sağlamlığı sorgulamalarının yapılması gerektiğini söyledi.

“1999 MarmaraDepremi’nde yaklaşık bu bölgede 17 bine yakın insan hayatını kaybetti ama yapılan araştırmalara göre sadece 1 kişi depremden dolayı hayatını kaybetti. O da arazide açılan fay hattına düşerek, onun dışındakilerin tamamı sağlıksız şekilde yapılan binaların depremde yıkılması sonucu.” 

Deprem olduktan sonra deprem bölgesine gittiğini açıklayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu karşılaştığı acı verici görüntüleri şu sözleriyle aktardı.

“Cesetler yerdeydi. Kimin nereye koşuşturduğu belli olmayan kıyamet günü gibiydi. Sayın Çiller ile ilk önce arabada dönemin Başbakanı rahmetli Bülent Ecevit’i aradık. Buradaki tablodan bilgisi yoktu. Yine dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i aradık. Onun da tablonun büyüklüğünden haberi yoktu. İlk fotoğraf nakledildikten sonra sıra sıra gitmeye başladık. Arabanın arkasına bir şey almış, gördüğümüz, bulduğumuz herkese ulaştırmaya çalıştık. Bir kıyamet ve mahşer anı gibiydi. Bir hiçlik duygusunu insana olabildiğince yaşatan anı o gün burada hatırladıkça tekrar hissedebiliyoruz. Buradan Gölcük’e gece yarısı ulaştığımızı hatırlıyorum. Işık yok, karanlık. Gölcük’e giderken gündüz vaktiydi. Aklımdan çıkmayan manzara, ev çökmüş, annesini evin içerisinde olduğunu düşünüp, ‘Anne neredesin’ diye seslenen insanlar. Bir çok binanın üzerinde sahil boyunca olan sitelerin bir çoğunda sele serpe yatan cesetler. Ceset torbasının olmadığı bir Türkiye’ydi o dönem. Sonraki tartışmaları hep beraber hatırlıyoruz. Onlarla büyüdük, bu zamana kadar geldik. Kendi kendime ‘Bu tecrübe bu kadar acı mı olmalıydı’ diye sordum” dedi.

Devran Çağlar Hayatını Kaybetti!

Devran Çağlar Hayatını Kaybetti!

Bir döneme adını yazan Ünlü şarkıcı Devran Çağlar, dün gece saatlerinde evinde ölü olarak bulundu.  Kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden şarkıcı, yakınları tarafından Maltepe’deki bir rezidansta cansız halde bulundu.

Ünlü sanatçıdan bir süredir haber alamayan yakınları Devran Çağlar’ın çalıştığı işletme sahibine haber verdi.  Maltepe’deki bir rezidansta yaşadığı bilinen ünlü sanatçının yakınları kapıyı çilingir yardımıyla açtırdı.  Devran Çağlar’ı evinde ölü olarak bulan yakınları polisi aradı.  Savcılık tarafından yapılan olay yeri incelemesinin ardından ünlü sanatçının cenazesi Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

Hayatını kaybeden Devran Çağlar’ın gerçek adı Mustafa Dağlar iken henüz 56 yaşında gözlerini hayata kapadı.  90’ların ünlü arabesk sanatçılarından biri olan Çağlar, çıkış yaptığı dönemde Bülent Ersoy’un tahtına aday olarak gösterilmişti.

Tunus’daki İlk Eşcinsel Cumhurbaşkan Adayı Ölümle Tehdit Ediliyor!

Tunus’daki İlk Eşcinsel Cumhurbaşkan Adayı Ölümle Tehdit Ediliyor!

Tunus Cumhurbaşkanlığı seçimine katılacak olan İlk eşcinsel aday Munir Batur, seçime adaylığını koyduğu günden beri bazı radikal İslamcı gruplar tarafından ölümle tehdit ediliyor.

İnsan hakları avukatı olan ilk eşcinsel cumhurbaşkan adayı olan Munir Batur aynı zamanda Tunus Liberal Partisininde kurucusu.  Kısa bir süre önce Cumhurbaşkanlığı seçimine aday olduğunu açıklayan Batur, çoğunluğu Müslüman olan Kuzey Afrika ülkesi  Tunus’a adalet ve eşitlik getireceğinin sözünü verdi.

Amerika’nın Sesi programına konuk olarak sorulara yanıt veren Batur, adaylığını açıkladığı günden bu yana sosyal medya vasıtasıyla bir çok ölüm tehdidi aldığını belirtti.

Seçim kampanyasında kadın haklarına, istihdam olanaklarına, ceza kanuna odaklandığını açıklayan Munir Batur, Tunus’ta eşcinselliğin bir suç sayılmasından oldukça rahatsız.  Tunus’ta bir ilk olma vasfına sahip eşcinsel aday, eşcinselliğin 3 yıla kadar hapisle cezalandırıldığı bir ülke de Cumhurbaşkanlığına adaylığını koydu.

2011 yılında Tunus Liberal Partisi’ni insan haklarını korumak ve desteklemek, ülkenin anayasasının demokratik prensiplerini koruyacak bir anayasa mahkemesi oluşturmak amacıyla kurduğunu hatırlattı. t

Tunus’ta Ekim ayında yapılan parlamento seçimlerinin ardından Kasım ayında başkanlık seçimi yapılacak.  İslamcı ve seküler gruplar arasında yoğun bir rekabetin ortaya çıkacağı seçimde, adaylığını ortaya koyan Munir Batur şu sözleriyle neden aday olduğunu açıkça belirtti.

“Yıllarca insan hakları ve özellikle de LGBT hakları için mücadele ettim. Bu nedenle cumhurbaşkanlığı için yarışmaya ve bireysel özgürlüklerle azınlık hakları alanlarında olumlu bir değişim için çalışmaya karar verdim” 

Resmi adaylığı için gereken 10 bin imzayı toplayan Batur’a LGBT’li grupların destek vermesi beklenirken, geçen ay Tunus’ta eşcinsel haklarını savunan 18 organizasyon İlk eşcinsel aday olan Batur’u desteklemediklerini belirten bir dilekçe imzaladılar.

Destek vermemelerinin nedenini ise dilekçe de  yer alan açıklamayla belirttiler.

“Batur’un bizim toplumumuz için sadece bir tehdit değil aynı zamanda çok büyük bir tehlike olduğunu düşünüyoruz” 

Munir Batur’un başkanı olduğu Şams Derneği Hükümet tarafından kapatılmak istenirken, temyiz mahkemesi tarafından bu istek geri çevrildi.

Ülkesinde LGBT’li bireylerin hastalıklı olarak görülmesine Munir Batur’un cevabı şu sözler olmuştu;

“Eğer hastalık dediğiniz eşcinselliğe bir ilacınız varsa o ilacı bize verin de Tunus Nobel Tıp ödülünü kazansın”

 

 

20 Bin Sözleşmeli Öğretmenin Ataması Yapıldı!

20 Bin Sözleşmeli Öğretmenin Ataması Yapıldı!

Günün haberi 20 bin öğretmenin bu gün itibariyle ataması yapıldı.  Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da Öğretmen Atama Programına katılarak eşlik etti.

Bu sene Milli Eğitim Bakanlığı’ınca yapılan 20 bin sözleşmeli öğretmenin ataması yapıldı.  Bakanlık Başöğretmen Salonunda gerçekleşen “20 Bin Öğretmen Atama Programı”na Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’ta katıldı.

Düzenlenen atam sonuçlarına öğretmenler direkt olarak Bakanlığın Web sitesinden ulaşabilecekler.

Sonuçları Öğrenmek İçin Tıklayın !

6 Yaşında Oxford Üniversitesine Seçilen Otizmli Dahi; Joshua Beckford !

6 Yaşında Oxford Üniversitesine Seçilen Otizmli Dahi; Joshua Beckford !

Dünyanın en zeki çocuklarından biri olan Joshua Beckford ile tanışmaya hazır olun.  Kendisi henüz 6 yaşında iken İngiltere’nin en prestijli ve köklü kurumlarından biri olan Oxford Üniversitesine kabul edildi!

Bilim ve sanat dünyanın önemli isimlerine eğitim veren bu kuruma ancak seçkin adaylar zorlu bir elemeyi geçerek girebilirken, Oxford Üniversitende bir ilk gerçekleşerek 6 yaşında olan Joshua Beckford elemeleri geçti.

Gelin dünyanın en zeki çocuğunu biraz yakından tanıyalım; Joshua Beckford yüksek işlevsel otizm teşhisi konan Afro-amerikalı bir çocuk.  Babası Beckford’un henüz 10 aylıkken bilgisayar klavyesindeki harfleri ezberlediğini fark etti.

Bunun devamında alfabeyi yazan, bazı grafiklerdeki değişik renkleri göstermeye başlayan Joshua Beckford babasını oldukça şaşırtıyordu.  10 aylık bebekler ancak anne-baba demeye çalışırken o alfabeyi yazarak kullanabiliyordu.

Ailesini gerçekten şoka uğratan ise oğullarının 3 yaşında iken başka bir dil öğrenip ana dili gibi konuşması oldu.  Akıcı bir şekilde Japonca konuşan Joshua, gelecekte beyin cerrahı olmak istiyor.

“Dört yaşından beri babamın dizüstü bilgisayarını kullanıyorum ve o yaşlarda organları öğrendiğim bir vücut simülatörüne sahiptim”

Oxford Üniversitesinin 8-13 yaş arası çocuklara özel bir programı olduğunu duyan babası, 2011 yılında başvuru yaptı.  Oğlunun başarısına inanan baba, henüz 6 yaşında olmasına rağmen Joshua’nın zekasına güveniyordu.  Ön görülen yaşta olmamasına rağmen başarısından ötürü Joshua Beckford, üniversiteye kayıt olma şansı kazandı. Bir çok öğrencinin hayali olan Oxford’a kabul edilen en genç öğrenci ünvanında sahibi oldu. Üniversite de Felsefe ve Tarih dersleri alarak ikisini de başarıyla bitirdi.

Otizmli genç dahiye gelecek hakkındaki planları sorulduğunda ise, yaşıtlarının ötesinde bir cevap vererek ne kadar ileri seviye de olduğunu kanıtlıyor.

“Ben dünyayı kurtarmak istiyorum. Dünyayı ve insanların fikirlerini değiştirmek istiyorum. Dünya ile ilgili doğru şeyleri yapmak için bazı şeyleri değiştirmek istiyorum.”

Şimdilerde 12 yaşında olan Joshua, akranları gibi 3. sınıfa gitmiyor, akademik çalışmalarına devam ediyor.  2 yaşında iken yaşıtlarının eğitimi almıştı. Evde eğitimine devam eden dahi çocuk, gelecekte Beyin cerrahı olmayı ve dünyayı değiştirecek şeyler yapmayı planlıyor.

Önümüzdeki iki yıl boyunca doktor olma hedefini gerçekleştirmek üzere yoğunlaşan Joshua, ayrıca Mısır tarihi konusunda çokça meraklı ve bir çocuk kitabı üstünde çalışıyor.

Başarısı ve zekasıyla adından sıkça söz ettiren Joshua Beckford 2017 yılında Ulusal Çeşitlilik Ödüllerinde Yaş İçin Olumlu Rol Modeli Ödülünü aldı.

Ulusal Otizmli Toplumunun Siiyahi ve Azınlık kampanyasının yüzü olan dahi çocuk, azınlık grupların otizm desteği ve hizmeti girişimlerinde karşılaştıkları zorlukları hatırlatarak görev alıyor.

Yaşının ötesinde olgun olan bu çocuk başarı öyküsüyle herkese umut aşılamaya devam ediyor…

20. Yüzyılın Efsane Casusu Güzel Mata Hari’nin Hayat Hikayesi

20. Yüzyılın Efsane Casusu Güzel Mata Hari’nin Hayat Hikayesi

20. yüzyılın kadın casuslarından olan Mata Hari ilginç hayat hikayesi ve güzelliğiyle tekrar ilgi odağı haline geldi.  Kadın casuslar arasında adı en çok duyulan Hari, bir zamanlar egzotik dansları ve güzelliğiyle erkeklerin aklını başından almıştı. Güzelliğini ve figürlerini büyük isimlerle yakınlık kurmak için kullanmıştı.

Dansçı ve casus olan Mata Hari, sevenleri tarafından 7 Ağustos’da 143. doğum yılında tekrar anıldı.

Paris’in diline düşen cüretkar dansçı Hari’nin asıl adı Margaretha Geetruide Zelle idi.  Hollandalı bir iş adamının kızı olarak 1876’da dünyaya geldi.  Henüz 18 yaşındayken Hollanda ordusunda görev alan İskoç asıllı bir subayla evlendi.  Eşinin görevi nedeniyle Amsterdam ve Endonezya’da kısa bir süreliğine yaşadı.

Hollanda’ya geri dönüşünde eşinden ayrılarak Paris’e yerleşti.  Para sıkıntısı çekmeye başladığında, Endonezya Java adasında yaşadığı dönemde öğrendiği Java tapınak dansını erotik dansıyla uyarlayarak Paris salonlarında gösteri yaptı.

Paris halkını adeta büyüleyen dansı, vücudunu sergilediği açık kıyafetleriyle dönemin en çok kazanan dansçılarından biri haline geldi.  Öyle ki şöhreti Paris’ sığmıyor Viyana, Roma, Berlin ve Avrupa’nın önemli eyaletlerine kadar taştı.

Bu ülkelerin devlet rejimlerinde görev alan önemli şahsiyetlerle yakın ilişki kurdu, seçkin davetlere katıldı.  Tarih 13 Mart 1905’de Paris Guimet Müzesinde düzenlenen davette Hintlilerin mukaddes saydıkları danslarını icra etti.  Sadece güzelliği ve dansıyla değil aklıyla da bir çok insanı çekiminin altına alıyor, üstlerinde kalıcı izlenimler bırakıyordu.

Berlin’de olduğu sırada 1. Dünya savaşının patlak vermesiyle işleri durgunlaştı.  Bunun bir nedeni ise aşırı savurganlığı, fırtınalı aşkları ve hayat tarzındaki uçarılığı adının kötü bir şöhret kazanmasıydı.  Mali durumunun kötüye gitmesiyle casusluğa başlayarak, önemli kimselerle kurduğu yakın ilişkiyi bilgi toplamak amacıyla kullandı.

Rus, İngiliz, Fransız subay ve devlet adamlarından elde ettiği gizli bilgileri toplayarak kızına yazdığı mektuplarmış gibi özel diplomatik kurye ile Almanlara ulaştırıyordu.

Madrid’de Alman devlet adamları ve denizcilik istihbarat başkanlarıyla yapılan toplantıya katıldıktan sonra Paris’e dönen Mata Hari, casus olduğunun ortaya çıkmasıyla tutuklandı.  13 Şubat 1917’de tutuklanmasının sebebi ise Madrid seyahati sırasında Madrid elçiliğinden Alman askerî merkezine kendi koduyla yolladı telgraftı.  Mata Hari hakkında toplanan belgeler ve bu son telgraf casusluk yaptığını kati şekilde ispatlıyordu.

24 Temmuz 1917’de hakim karşısına çıkarıldığında kendisine yöneltilen suçlamalar şu şekildeydi, cinsel kimliğini ve önemli kişilerle kurduğu yakınlığı kullanarak elde ettiği askeri bilgileri Almanlara sızdırmak, binlerce müttefik askerin hayatını kaybetmesine yol açmaktı.

İddiaları ve suçlamaları reddeten Mata Hari, kesin delillerin bulunmamasına rağmen idama mahkum edilerek ceza aldı.

İdam tarihi 15 Ekim 1917 olarak belirlendiğinde yakınlarına söylediği şu cümlelerle hafızalara kazındı;

“Bu Fransızlar beni öldürmekle ne kazanacaklar, savaşı mı kazanacaklar?” 

Kurşuna dizilerek idam edilmesi cezasına çarptırılan Mata Hari, ölümden korkmadığını kurşuna dizilirken gözlerini bağlatmayarak ispatladı. Askerlerin bir kaç Hari’nin gözlerine bakarak ateş edemezken, cesaretini kaybetmeyen cüretkar dansçı kurşunların üstüne boşalmasıyla hayatını kaybetti.

İdama mahkum edilen Mata Hari’nin cenazesine kimse sahip çıkmadığında Paris Üniversitesi Tıp Fakültesinde teşrih odasına koyuldu.  Kimliği tespit edilemeyen kişilerce 2000 yılında Mata Hari’nin mumyalaştırılmış başı çalınarak kayboldu.

2016 yılında Brezilyalı yazar Paulo Coelho tarafından Mata Hari’nin avukatıyla yaptığı yazışmalardan yola çıkarak kurguladığı ‘Casus’ romanı dünya genelinde 41 dile çevrildi.

Yanlış devirde doğmuş bir kadınım ben, hiçbir şey düzeltemez bunu. Gelecekte hatırlanacak mıyım, bilmiyorum ama şayet hatırlanırsam mağdur bir kadın olarak değil, cesur adımlar atmış ve ödemesi gereken bedeli korkmadan ödemiş biri olarak görülmek istiyorum.

Mata Hari’nin tek suçu özgür bir kadın olmaktı: Sınırlar ve sınırlamalarla dolu bir dünyada kaderine boyun eğmeyen bir kadın…

 

Kızının Kılığına Girmeye Çalışarak Cezaevinden Kaçmaya Çalışan Kaçakçı Ölü Bulundu!

Kızının Kılığına Girmeye Çalışarak Cezaevinden Kaçmaya Çalışan Kaçakçı Ölü Bulundu!

Brezilya’da kızının kılıfına girerek cezaevinden kaçmaya çalışan Clauvino da Silva hücresinde ölü olarak bulundu.  Uyuşturucu kaçakçısı mahkumun 73 yıl 10 ay cezası bulunurken, hapishane yetkililerinin açıklamasına göre kendini asarak intihar ettiği belirtildi.

Cezasını çeken da Silva pazar günü gardiyanlar tarafından kaçma girişimi esnasında yakalandı.  Kızının kılığına girmek için peruk ve silikon maske kullan mahkumun gardiyanlar tarafından çekilen videosu olay olmuştu.  Video çekildiği sırada peruğunu, silikon maskesini ve kadın kıyafetlerini çıkartan 42 yaşındaki da Silva, başarısız firar girişimiyle sosyal medyada büyük yankı uyandırmıştı.

Kaçma girişiminin ardından sonra daha güvenlikli olan Rio de Jenairo eyaletindeki Bangu 1 hapishanesine sevk edilmişti.

Clauvino da Silva kaçma girişiminde bulunurken kızına benzeyebilmek için siyah peruk, silikon maske, gözlük, sütyen ve kadın kıyafetleri giymişti.  Mahkum kaçmaya çalışırken hücrede bekleyen kızı ile firara yardım ettiği düşünülen 8 kişiyle birlikte göz altına alınmıştı.

Firar girişiminden sonra tecrit odasına alındığı belirtilen uyuşturucu kaçakçısı mahkum sabah saatlerinde hücresinde ölü halde bulundu.

Daha öncesinde 2013 yılında Gericin’de ki bir hapishanenin kanalizasyon sisteminden kaçmayı başarmıştı.  Kaçmasının üzerinden kısa bir süre sonrasında yakalanıp hapishaneye geri götürülmüştü.

 

 

<

Victoria’s Secret’in Transseksüel Modeli Güzelliğiyle Baş Döndürüyor!

Victoria’s Secret’in Transseksüel Modeli Güzelliğiyle Baş Döndürüyor!

Victoria’s Secret’in ilk transseksüel modeli olan Valentina Sampaio baş döndüren güzelliğiyle herkesi büyüledi. Daha öncesinde erkek olduğuna kimse inanamazken, Brezilyalı manken adeta güzelliğiyle şov yapıyor!

Geçtiğimiz aylarda Victoria’s Secret’ın marka sorumlusu Ed Razek, trans bayanların Victoria’s Secret’ta yeri olmadığını belirttiği açıklamasıyla olay yaratmıştı.  Açıklamasından sadece bir kaç ay sonra geri adım atan Ed Razek, Brezilyalı trans manken olan Valentina Sampaio’yu Viktoria’s Secret’ın yeni yüzü olarak seçti.

Transseksüeller için yapılan talihsiz ve ayrımcı açıklama nedeniyle imajı zedelenen Victoria’s Secret, bir süre önce Valentina Sampaio ile çalışmaya başlayarak podyuma çıkarttı.

 

Secret Pink kampanyasının yüzü olan Sampaio,  Victoria’s Secret’ın ilk transseksüel modeli olarak koleksiyon çekimlerinin sahne arkasını instagramdan paylaştı.

Paylaştığı gönderilere “Hayal kurmaktan hiç vazgeçmedim” notunu düşerek, hayallerini gerçekleştirdiğini takipçileriyle paylaştı.  Brezilyalı trans mankenin profesyonel kariyerine 2016’da başladı.

19 yaşında L’Oreal Paris Güzellik Elçisi seçilen Valentina Sampaio’ya diğer Secret modellerinden de tebrik mesajları gelerek desteklediklerini ilan ettiler.

 

 

10 yaşında ‘Valentina’ olan model, ilk kez transseksüel olduğunu 8 yaşında iken psikologunun yardımı sayesinde öğrendi.

Basının büyük ilgisini çeken trans model aynı zamanda Vogue Paris’in kapağında yer alarak profesyonel modellikte kendini kanıtladı.

Modelliğin yanında Mimarlık eğitimine devam eden Sampaio, aynı zamanda oyunculuk alanında da kendisini geliştiriyor…

Burçların Tarihleri Değişti, Yeni Sıralamaya Göre Burcun Hangisi?

Burçların Tarihleri Değişti, Yeni Sıralamaya Göre Burcun Hangisi?

NASA’nın açıklamasıyla burç tarihlerinin yıldızların konumuna göre değiştiği açıklaması sosyal medyanın yeni gündemi olarak ortaya atıldı.  Milyonlarca insanın merak ettiği Burçların yeni sıralaması, Google’ın en fazla aranan sonuçları arasında.

Geçtiğimiz yıllarda bahsi geçen 13. burç konusu tekrar gündeme gelirken, NASA’nın açıklamasıyla burçların değiştiği iddiası insanların kafasını karıştırdı.

12 burcun tarihlerinin güncellendiğini belirten Nasa, burçların yeni sıralamalarını dünyayla paylaştı.  Gök kürede yer alan 12 takımyıldızına burç adı verilirken, burçların tarih sıralaması ise Dünya ile aralarındaki konuma göre belirleniyor.

ABD Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), dünyanın yörüngesel salınımı değiştiği ve bu nedenle yıldızlarla dünya arasındaki pozisyonun değiştiğini öne sürdüler.  Bu da burçların dünyaya olan konumunu değiştirirken burçların tarih sıralamasını da etkilediği söyleniyor.

Nasa’dan gelen açıklamanın ayrıntılarına bakıldığında yıldızların konumunun Antik dönemdekine göre değiştiği vurgulanırken, Güneşin takım yıldızları üzerinde bulunduğu zamanında değiştiğini açıklayarak savını güçlendirdi.

Bu açıklamalarının yanı sıra 13. burç olarak belirlenen Yılan burcunun tarihi belirlenerek sıralamaya girdi.

13. takım yıldızı olan burçların yeni tarihleri ve sıralaması şu şekilde değişti;

Burçların Yeni Tarihi ve Sıralaması

KOÇ : 18 Nisan-13 Mayıs

BOĞA : 13 Mayıs-21 Haziran

İKİZLER: 21 Haziran-20 Temmuz

YENGEÇ : 20 Temmuz-10 Ağustos

ASLAN : 10 Ağustos-16 Eylül

BAŞAK : 16 Eylül-30 Ekim

TERAZİ : 30 Ekim-23 Kasım

AKREP : 23 Kasım-29 Kasım

YAY : 17 Aralık-20 Ocak

OĞLAK : 20 Ocak-16 Şubat

KOVA : 16 Şubat-11 Mart

BALIK : 11 Mart-18 Nisan

YILAN : 29 Kasım-17 Aralık