Kategori arşivi: Gündem

Erkeklerinde Regl Olduğu Hayal Edilen Reklam Filmi Ses Getirdi!

2015 yılında ikiz kardeşler Miki ve Radha Agraval’ın kurduğu iç çamaşırı firması Thinx’in yeni reklamı epey ses getirdi.  Reklam filminde empatinin ortaya çıkmasını sağlayan kurgu da erkeklerinde tıpkı kadınlar gibi regl olduğu konusu işlendi!

Kadınların her ay bir döngü halinde yaşadığı regl döneminde yaşanan ağrı, ter basması, bitkinlik ve duygulardaki değişkenliğin yanı sıra sızma yaşanması ihtimaliyle kendilerinin  sürekli kontrol etmek zorunda kalıyorlar.

İç çamaşırı firması erkeklerinde aynı sorunları paylaştığı bir dünyanın olabileceğini yansıttıkları reklam filmiyle, erkeklerin bu dönemdeki kadınlara daha fazla anlayış göstermeleri için algı yaratıyor.  Reklam filminin konusu ise bir erkek çocuğunun babasına regl olduğunu söylemesi ve yaşanan sızıntılar reklamın içeriğini oluşturuyor.

Reklam filminin ilgi görmesinden memnun olan ikiz kardeşler, yeni ürettikleri iç çamaşırının sızıntıyı önlediğinin tanıtımını yaptı.  Firma adına açıklamalarda bulunan Miki;

toplumun bu konuda daha rahat olduğu bir dünya istiyoruz. Regl bir hastalık değil ancak bazı ülkelerde hala tabu. Biz hiçbir kadının vücudu yüzünden hayattan geri kalmaması gerektiğine inanıyoruz

Kadınlar için üretim yapan sektörlerin sadece ayın on beşinde değil her gün kadınları düşünmesini isteyen Thinx, rahatsızlık yaratarak ilgi çekmeyi ve düzeni değiştirmeyi amaçlıyor…

Güneş Enerjisini 18 yıl Depolayan Sıvıyı İsveçli Bilim İnsanları Keşfetti!

Son dönemde bilim insanları temiz enerji için çalışmalar gerçekleştiriyor, yeni buluşlarla çevre dostu tüketim sağlamayı amaçlıyordu. İsveç kökenli genç aktivist Greta Thunberg iklim krizine yeni bir hareket başlatmıştı.  Genç aktiviste dünyanın dört bir yanından destek gelmeye devam ediyor.

İsveç Chalmers Teknoloji Üniversitesinde bulunan bilim insanlarının yeni keşfi olan “Solar Termal Yakıtı” dünya tarihine geçebilecek bir yakıt türü olmaya aday.  Bilim insanlarının keşfettiği Solar termal yakıtın en büyük özelliği ise topladığı güneş enerjisini 18 yıl boyunca muhafaza edebilmesi.

Buluşun ardından temiz ve yenilenebilir enerji alanında ses getirecek bir yenilik olacağı düşünülüyor.  Daha öncesinde %20’lerde olan güneş enerjisi kullanımının %30’lara çıkacağı tahmin edilirken, sıvının kilogram başına 250 Watt enerjiyi saklayabildiği düşünülüyor.

Tahmin edildiği kadar enerji saklayabildiği kanıtlanırsa, Tesla’nın Powerball bataryalarından iki kat daha fazla enerji depoladığı ortaya çıkmış olacak. Bu zamana kadar kullanılan güneş enerjisi sistemlerinin tek dezavantajı güneş enerjinin depolanma sorunuydu.  Karbon, hidrojen ve nitrojenden oluşan “Norbornadiyen” molekülünün güneş ışığına maruz kaldığında atom bağlarını değiştirerek izomere dönüştürmesiyle enerjiyi ısı olarak depoluyor. Araştırmayı yürüten bilim insanları bu keşfin umut vaat ettiğini belirtirken, saklanan enerji miktarının arttırılacağını düşünüyorlar.  Yeni teknolojinin önümüzdeki 10 yıl içerisinde ticarileştirilmesi planlanıyor…

 

İran’ın Angelina Jolie’si Sahar Tabar Tutuklandı!

Yüzüne yaptırdığı bir çok estetikle Angaline Jolie’ye benzemeye çalışan Sahar Tabar, sosyal medya da birçok kez tartışma konusu olmuştu.  İran’ın Angaline Jolie’si lakabını alan fenomen genç kadın tutuklandı.

Tasnim Haber ajansının yaptığı habere göre, Sahar Tabar, ‘dine hakaret’, ‘ahlaksızlığa teşvik’, ‘İran’da İslami kıyafet yönetmeliğine hakaret’ suçlarından tutuklandığı bildirildi.  Haberin detaylarına göre bazı kişilerin İran’ın başkenti olan Tahran’da yer alan bir dini kuruma şikayet ettiği iddia edildi.

Sosyal medyadaki fotoğraflarının olay olmasının ardından 21 yaşındaki Sahar Tabar, Angelina Jolie’ye benzemek istemesi iddialarını yalanlamıştı.  Genç kadın fotoğraflarını makyaj ve kurgu olduğunu söyleyerek savunmuştu.

Aynı zamanda burnunda ve dudaklarında estetik müdahale olduğunu kabul eden genç kadın, vücudunun bazı bölgelerinden yağ aldırdığını da kabul etmişti…

Amerika’nın Yoğurtçu Kralı Hamdi Ulukaya’nın Başarı Hikayesi

Amerika’da büyük bir başarı elde eden Erzincanlı Hamdi Ulukaya, azmi ve pratik zekasıyla dünyaca üne kavuşmuş bir markanın kurucusu ve sahibi. Örnek bir başarı hikayesinin kahramanı olan Hamdi Ulukaya Erzinca’nın bir köyünde 1972 yılında dünyaya geldi.

Çocukluğunu koyun çobanlık yaparak geçiren Hamdi Ulukaya, üniversite öğrenimini yapmak için Ankara’ya gitmiştir.  Ankara Üniversitesinde Siyaset Bölümü okurken, öğrenimini yarıda bırakarak ingilizce öğrenmek için Amerika’ya gitmiştir.

Dil öğrenmek için gittiği Amerika’da satışı yapılan yoğurtların tadının berbat olduğunu fark eden genç girişimci, babasının da tavsiyesi üzerine yoğurt ve peynir üretmeye karar verdi.  Tesadüfen New York’ta eski bir yoğurt fabrikasına denk geldi.  Satılık ilanlarında gördüğü bu mandırayı ilk başlarda çok umursamasa da bir kaç gün düşününce aklındaki fikirlerini gerçekleştirebileceği bir fırsat olduğuna karar verdi.  Yoğurt ve peynir üreten mütevazi bir ailen gelen Hamdi Ulukaya, mandırayı alabilmek için 5 ay boyunca finansman bulabilmek için uğraştı.  Sonunda 1 milyon dolardan daha az bir bütçeyle mandırayı Kraft Foods’tan satın aldı.

Dünyaca ünlü Chobani markasının doğuşu böylelikle başlamış oldu.  Chobani isminin çıkış noktası ise Balkan dillerinde çoban anlamına gelmesiydi. 2007’de piyasaya sürülen Chobani yoğurtları, Erzincanlı genç girişimciye 2 milyar dolarlik bir servetin sahibi olmasını sağladı.

Başlangıçta sadece 6 çalışanı olan Hamdi Ulukaya’nın Chobani yoğurtlarının tarifini bulması ise tam 18 ay sürdü.  İlk üretimleri sadece küçük marketlerde satılırken yıl 2009’u gösterdiğinde ABD’nin büyük süpermarketler zincirine giriş yaptı.

Yoğurt aşığı Hamdi Ulukaya, 6 kişiyle başladığı yoğurt üretimine şimdi 2000 personelle devam ederken, başarısını şu sözlerle açıkladı.

“Siparişlere yetişmekte güçlük çekiyorduk, ancak durumun böyle olacağını içten içe biliyordum. İyi bir şey ürettiğimizin farkındayım. Koca bir fabrikayı, iş yapmadığı gerekçesiyle satan büyük bir gıda şirketinden alıp ona can verdik. Yeni bir bakış açısıyla büyük bir başarının elde edilebileceğini herkese gösterdik.”

Yaptığı işi sevdiğini her zaman söyleyen Hamdi Ulukaya, aile yaşantısından fedakarlık ederek ilk iki yılını fabrikada yatarak geçirdiğini, başarının kolay bir şekilde gelmediğini açıkladı.  İş hayatında rastlanmayan bir cömertliğe imza atan yoğurtçu kralı, 5 milyar dolarlık Chobani şirketinin %10 hissesini 2000 kişilik personeline dağıttı.

Mandırayı almak için krediyle yola çıkan Hamdi Ulukaya, şimdi Amerika’nın yoğurt sektöründe 1. numaralı ismi haline gelirken Yılın Girişimcisi ödülüne de layık görüldü…

Dünyanın en güzel adası seçilen Flatey’de sadece 6 kişi yaşıyor!

Hiç bir arabanın bulunmadığı ve toplamda 6 kişinin yaşadığı Flatey adası dünyanın en güzel adası seçildi. İzlanda’da ki bu ada ülkenin kuzeybatı açıklarında ve uzunluğu sadece 2 kilometre civarında Flatey adası, Big 7 Travel’s listesinde 2020’nin en iyi adası olarak seçildi.  50 adanın bulunduğu oylamada yapılan puanlama sonucunda zirveye oturdu.  Puanlama öne çıkan haberler, okuyucu oyları ve çalışanların seyahat tecrübelerinin toplamı değerlendirilerek belirlendi.

Kuluçkaya yatan 35’ten fazla kuş türüne sahip olan adada büyük bir martı popülasyonu bulunuyor.  Yazın ziyaretçilerin akın ettiği Flatey adası kışları sakin geçirirken, yaz aylarındaki nüfusu 9 bini buluyor.  Kuş türlerini gözlemlemek isteyen doğa severler yazlıkları dolduruyor.

Göze batan kuş türleri arasında Karabatak, Martı, Kuzey sumrusu, İstridye avcıları bulunurken, doğal yaşamı sevenler için adada 150’den fazla bitki türü bulunuyor.  Flatey adası Breidafjordur Körfesinde 40 takımada ve adacığın bir parçası ve üzerinde yaşanan tek ada olma özelliğine sahip.

Flatey adasında yazın sadece üç ay hizmet  veren tek bir otel bulunuyor, Hotel Flatey Haziran ayından Ağustos ayının sonuna kadar açık. İzlanda’nın tarihinde 1864’de inşa edilen en eski kütüphaneye sahip olan adada ayrıca 1926’dan kalma fresklerin bulunduğu bir kilise de mevcut.

Flatey adasının verdiği huzuru eşsiz olarak belirten çevrimiçi şehir rehberi olan Big 7 Travel, adanın sakinliği ve doğayı sevenler için en iyi tercih olduğunu belirtiyor;

Büyüleyici bir şekilde daha çok bir film setinde olduğunuzu hissettiriyor. Ve öyle de. Adada çok sayıda film çekilirken bunların en dikkat çekeni Nobel ödüllü Halldor Laxness’in kısa hikayesine dayanan The Honour of House. Bu adadaki huzur eşsiz, zaman durmuş durumda.

 

Kuaförüm Sensin Yarışmasında saçı kesilen yarışmacı baygınlık geçirdi!

Show Tv’de yayınlanan kuaförlerin birbiriyle yarıştığı Kuaförüm Sensin yarışmasında yaşanan anlar gündeme oturdu. Ekranlarında yarışmayı seyreden izleyiciler ilginç bir olaya tanıklık etti.  Saçı kesilen yarışmacı ilk önce göz yaşlarına boğulurken devamında baygınlık geçirdi.

Sunuculuğunu Gözde Kansu’nun yaptığı yarışmada, kuaförün yarışmacının uzun saçlarını kesmesi sonucunda ağlamaya başlayan genç kız gözyaşlarına boğuldu.  Programı terk edeceği sırada sunucu Gözde Tansu’nun yanında baygınlık geçirmesi, sosyal medya da alay konusu oldu.

Sunucunun yarışmacı bayılmadan hemen önce yakalamasına dikkat eden sosyal medya kullanıcıları, olayın kurgu olduğunu ve reyting arttırmak için yapıldığına dair yorumlarda bulundu..

Olay videoyu izlemek için tıklayın .

Kızının Okula Gidebilmesi İçin Yolu Kendi İmkanlarıyla Yapan Baba!

Muğla’da çiftçilik yaparak geçimini sağlayan Ramazan Korkut isimli vatandaş, 6 yaşındaki kızının rahatça okula gidebilmesi bozuk olan yolu kendi imkanlarıyla düzeltti.

Servis aracının yolun bozuk olduğunu öne sürerek evlerinin olduğu bölgeye girmemesi, kızının okula gitmesinde zorluk çıkarmasına neden olunca 4 kilometrelik yolu araç girebilir hale getirdi.

Muğla Menteşe ilçesine bağlı Yemişendere mahallesinin Tembeller mevkiinde oturan Ramazan Korkut, evli ve bir kız çocuğunun babası.

Yaşadıkları ev 3 yıl öncesinde yandığı için bütün birikimini harcayan baba Korkut, evlerinin bulunduğu yerdeki dağ yoluna giremeyen servis yüzünden geçen yıl kızını anaokuluna yollayamadı.

Menteşe Belediyesine konu hakkında başvuran ve yolun yapılması için dilekçe veren Ramazan Korkut’a cevap olarak, ‘Orman yolu olduğu için yapamıyoruz’ yanıtı verildi.

Bu sene Menteşe ilçesi merkezindeki Şehbal Baydur İlkokuluna başlayan küçük kızı Gamze, okula gitmek için sıkıntılar çekmeye başladı.  Çözümü yolu kendisinin yapmasında bulan baba Korkut 4 kamyon ve bir kepçe kiralayarak işe girişti.  Menteşe belediyesi 1 kamyon, Orman Bölge Müdürlüğü ise 1 greyder tahsis ederek destekte bulundu.

Yoğun bir çalışmayla 6 günde düzeltilip çakıl dökülen yol stabilize edilerek araçların girebileceği bir hale getirildi.  Küçük kızı Gamze’yi okula gidebilmesi için traktörler ana yola görerek servise bindiren babanın ve kızının yol sıkıntısı böylelikle sona erdi.

Daha önce evi yandığı için tüm birikimini harcayan Ramazan Korkut, yolu yapmak için 20 bin lira borçlanarak yolu tamamladı. Kızının okula gidebilmesi için fedakarlık yapan baba şu sözlerle güç durumunu anlattı;

“Kızımı bir kez evin önünden alan servis şoförü, daha sonra bana ‘Yolun iyi değil, bir daha buraya gelemem’ dedi. Milli Eğitim’den yetkililer gelerek yolda incelemede bulundu. Onlar da, ‘Yolu kendin yaptırırsan kızın ancak o zaman servis ile okula gider’ cevabını verdi. Yolu yaptırmaya mecbur kaldım, çünkü aksi takdirde kızım okula gidemeyecekti. Veresiye olarak yaptırdığım yol için 20 bin lira borçlandım. Maddi durumum zaten iyi değil. Şimdi üzerine bir de veresiye olarak yatırdığım bu yol için yapılan masraf eklendi. Nasıl ödeyeceğimi düşünmeye başladım” dedi.

Ramazan Korkut’un hikayesinin basına yansımasıyla birlikte bir hayır sever Haluk Levent’le iletişim kurarak, babanın borçlarını üstlenmek istediğini belirtti. Haluk Levent’in kurucu olduğu AHBAP  kuruluşu birçok yardıma muhtaç insana el uzatarak sorunlarının çözülmesine destek oluyordu.

Ramazan Korkut’u arayarak onları ziyaret etmek istediklerini söyleyen baba, yol yapmak için aldığı borcunda bir hayırsever tarafından ödeneceğini duyunca çok sevindiğini söyledi.

“Haluk Levent Bey beni telefonla aradı. Bu ayın 21’inden sonra beni ziyarete gelecekmiş, Görevlendirdiği birkaç kişinin yanıma gelip hesap numaramı alacaklarını söyledi. Borçlarımın hepsinin ödeneceğini söyledi. Sürekli hayırsever insanlar arayıp hesap numaramı istiyorlar. Herkese teşekkür ederim.”

Dünyanın En Tehlikeli 9 Örümcek Türünden Biri Bilecik’te Ortaya Çıktı

Tüm dünya genelinde en tehlikeli 9 örümcek türünden biri, Bilecik’te ortaya çıkarak fotoğraflandı.  Kurt örümceği olarak bilinen bu tür en tehlikeli örümcekler arasında, avını kurt gibi takip etmesiyle biliniyor.  Çevredekilerin aktardıklarına göre bir süredir bölgede gözüktüğü bildirildi.

Doğa yürüyüşü yapmakta olan Bilecik Doğa ve Yaban Hayatı Topluluğu üyeleri  kurt örümceğini fark ederek fotoğraflarını çekti.  Osmaneli ilçesine bağlı Belenalan köyünde ortaya çıkan kurt örümceği saldırgan bir tür olmasa da kendini korumak için ısırabiliyor.

Bilecik Doğa ve Yaban Hayatı Topluluğu üyelerinden Tuncay Erik, kurt örümceği hakkında açıklamalarda bulunarak türü tanıttı.  Kurt örümceğinin zehirli olduğunu ancak zehrinin öldürücü olmadığını açıklamasında yer verdi.

Bu örümcek türü saldırgan olarak değerlendirilmese de çoğunlukla insanları kendilerini savunmak için ısırır. Kurt örümcekleri zehirlidir ancak ısırıkları tehlikeli sayılmaz. Zehirli örümcekler olmalarına rağmen zehirleri öldürücü değildir. Saldırgan değildirler ve kendi hayatlarını tehdit altında hissetmedikçe ısırmazlar. Rahatsız edildiklerinde çok hızlı davranırlar, hayati tehlikede iseler saldırıp ısırırlar ya da kaçıp saklanırlar. Bununla birlikte, genel olarak örümcek sokmalarına alerjik olan bazı ısırık kurbanları mide bulantısı, baş dönmesi ve kalp atışlarının hızlanması gibi belirtiler görülebilir. Örümceğin büyük dişleri ısırık yerinde fiziksel travmaya neden olur. Isırganın kendisi bir arı sokmasıyla benzer şekilde tanımlanmıştır ve örümceğin enjekte ettiği zehir, ısırılan alanda kaşınmaya neden olabilir. Bu acılı ısırık, hızlarıyla ve şaşırtıcı görünüşüyle birleşince, bu örümcek türü korkutucu olabilir ve bazı ısırık kurbanları oldukça panik yapabilirler. Kurt örümceği ısırırsa, ısırılan yer bantlanmamalı, buz tutularak şişmenin inmesi sağlanmalıdır”

Osmaneli’nin Belenalan köyünde görüntülediğimiz kurt örümceği olarak bilinen bu türün dişileri, yavrularını hayatlarının ilk birkaç günü içinde taşıyor. Yumurtlayan örümcek, yumurtalarını ipiyle sarıp kendi bedenin içinde tutuyor ve yumurtalardan çıkan yavrular da bu yüzden bir süre anneleriyle birlikte takılmak zorunda kalıyor. Kurt örümcekleri grup halinde avlandıkları için isimlerini kurtlardan almışlardır. Bu örümceklerin diğer ismi de avcı ya da arazi örümceğidir. Gözleri açısından en ilginç böceklerden biridir kurt örümceği. Karşıya bakan iki büyük gözünün altında, ikisi yukarı, dördü aşağı bakan 6 gözü daha vardır. Kurt örümcekleri bilenen örümcekler gibi ağ örmezler. Yaprak ya da taş altı gibi uygun bir yerde saklanır, iyi gören gözleri ve hızlı hareket etme kabiliyetleri ile avlarının peşinde koşarak onları yakalarlar. Gün içinde genelde yuvalarının dışında koşarlarken görünürler”

Twitter Çöktü mü, Erişim Sorunuyla İlgili Açıklama Geldi!

Dün sabah saatlerinden geceye kadar süren Twitter erişim sorunu  tüm dünya genelinde yaşanmıştı.  Popüler sosyal medya platformunu kullanan ve hesaplarına giremeyen kullanıcılar, Twitter’ın çöktüğünü düşünmüştü.

Uygulamaya girebilen Twitter kullanıcıları tweet atamıyor, bildirim almada ve tweet görüntüleme de sorun yaşıyordu.

Çoğu kullanıcı Trend Topic listesini göremezken, konuyla ilgili Popüler sosyal medya platformu Twitter’dan beklenen açıklama geldi.

 

 

Sorunun varlığını kabul ettiklerini ve en kısa zamanda düzelterek sorunsuz bir şekilde çalışır hale getirilebilmesi adına çalıştıklarını bildirdiler.

NASA Yetkilisinden: Dünya Mars’ta Yaşam Olup Olmadığını Öğrenmeye Hazır Değil!

NASA’dan ( Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi) bir yetkili, önümüzdeki 2 yıl içinde Mars’ta yaşam bulgularına ulaşılacağını belirtirken, insanlığın henüz bu bilgeye hazır olmadığını söyledi.

Mars keşiflerine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan NASA’nın baş araştırmacı görevindeki Dr. Jim Green, NASA ve ESA’nın (Avrupa Uzay Ajansı) 2020 de Marsa yollayacakları misyonların uzayla ilgili daha çok bilgiye sahip olunmasını sağlayacağını söyledi. Dünya dışı yaşam izlerinin ulaşılacak bilgiler arasında olduğunu belirten NASA yetkilisi, insanlığın henüz bu keyfin etkilerine hazır olmadığını belirtti.

Dr. Green uzayda keşfedilecek yaşamın bilin insanlarını bir takım sorularla baş başa bırakacağını söyleyerek, buluşun tüm insanlar üzerinde olası yaşam formlarının sorgulanmasını gündeme getirecek.

Yeni yaşam keşiflerinin “Bu yaşam bize benziyor mu?”gibi soruların sorulmasına ön ayak olacağını açıklarken, açıklamasına şu sözlerle devam etti.

“Herhangi başka bir yerde medeniyetlerin kurulmadığını düşünmek için hiçbir sebebimiz yok, çünkü her yerde ötegezegenler (Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenler) keşfediyoruz”

Dünya dışı yaşamı araştıracak olan ESA’nın ExoMars Rover  aracı Mars’ın yüzeyini dolaşarak iki metrelik kazılarla örnek toplayacağı bilgisi verildi.