Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Engerek yılanı
– Yaramaz adam
– Çapkın
Cümle içinde kullanımı: “Sen onu bilmezsin gerçek bir efâdır sözleriyle zehirler insanı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Engerek yılanı
– Yaramaz adam
– Çapkın
Cümle içinde kullanımı: “Sen onu bilmezsin gerçek bir efâdır sözleriyle zehirler insanı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kiliseler
– Manastırlar
– Deyrler
– Hristiyanların ibadet yerleri
– Kubbeler
Cümle içinde kullanımı: “Edyâr insanların bir araya gelip Tanrıya yakarışta bulundukları mekanlardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dinler
– İnanışlar
– Ülküler
Cümle içinde kullanımı: “Edyân toplumları bir arada tutmak konusunda muhteşem bir güçtür.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Horozlar
– Dikler
– Kümes hayvanları
Cümle içinde kullanımı: “Baksan herkes omuzlarını kabartmış edyâk gibi geziyor ortalıkta.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Devalar
– İlaçlar
– Çareler
– Tedbirler
– Tedaviler
Cümle içinde kullanımı: “Sevmek edviyedir bu zamanda, hele ki kimse kimseyi sevmezken.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Devirler
– Çağlar
– Doğu musıkîsinde usuller
– Vakitler
– Dönemler
Cümle içinde kullanımı: “Geçtiğimiz edvâra bakaca olursak insanlık hem gelişmiş hem de gerilemiştir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Hastalıklar
– Dertler
– İlletler
– Sebepler
– Bozukluklar
Cümle içinde kullanımı: “Bedene musallat olan edvâ genelde sinirden ve dertten olur.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ayakkabı
– Mest
– Konçlu mest
– Kısa çizme
– Pabuç
– Başmak
Cümle içinde kullanımı: “Edük tamir eden amcanın ellerindeki nasırlar birden bire yüreğimi sızlattı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Pislikler
– Kirler
– Denesler
– Necisler
– Pislenmiş olanlar
– Paslar
Cümle içinde kullanımı: “Ruhları ednâs olanlardan başka kimseden korkmam.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Daha aşağı
– Alçak
– Zavallı
– Hor
– Adi
– Bayağı
– En alt düzeyde
Cümle içinde kullanımı: “Toplumda ednâ olarak görülen garibanlar yoksullukları içinde debeleniyor.”