Kelime Kökeni: Ad
– Şirret
– Fenalıkta meşhur kimse
– Kavgacı
– Edepsiz
– Huysuz
– Kavga çıkartan
Cümle içinde kullanımı: “Bu kadını herkes eli bayraklı olarak biliyor ve tanıyor. “
Kelime Kökeni: Ad
– Şirret
– Fenalıkta meşhur kimse
– Kavgacı
– Edepsiz
– Huysuz
– Kavga çıkartan
Cümle içinde kullanımı: “Bu kadını herkes eli bayraklı olarak biliyor ve tanıyor. “
Kelime Kökeni: Ad
– Cömert
– Müsrif
– Semahetli
– Sehi
– Bonkör
Cümle içinde kullanımı: “Eskiden eli açık biriydi amma iyi niyetini çok fazla suistimal ettiler. “
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Sakıncalı
– Sakınınız
– Asla yapma anlamında kullanılan söz
Cümle içinde kullanımı: “Elhazer dikkatli olunuz, kimseye güvenip gardınızı indirmeyin.”
Kelime Kökeni: Arapça-cümle
– Allahâ şükür
– Cenabı Hakka şükürler olsun
– Memnuniyet ifade eden bir sözdür
Cümle içinde kullanımı: “Elhamdülillah bu halimize daha beter de olabilirdik.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Hakikaten
– Bihakkın
– Doğrusu
– Doğrusu
– Gerçekten
– Hiç şüphesiz
– Gerçek şu ki
– Gerçeği söylemek gerekirse
Cümle içinde kullanımı: “Elhak garip bir durum bu, içimin sızıyla neşeleriniz bir türlü örtüşmüyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Lahitler
– Mezarlar
– Gömütler
– Kabirler
Cümle içinde kullanımı: “Şu karşımızda uzanan elhâd bizlere ölümün ne kadar yakın ve hisli olduğunu fısıldıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Hacı
– Hac vazifesini yerine getirmiş kimse
– Köşeler
– Bacaklar
– Çukurlar
Cümle içinde kullanımı: “Elhâc görevini yapmış nur yüzlü bir dedemizdir, Allah uzun ömürler versin.”
Kelime Kökeni: Ad
– Vesika
– Tavsiyename
– Belge
– Doküman
Cümle içinde kullanımı: “Elgölgesi olmadan derdini anlatamaz çözüm yolu bulamazsın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yıldırım
– Sefil
– Yabancı
– Garip
– Yurdundan ayrılmış
– Bigâne
– Ecnebi
Cümle içinde kullanımı: “Köyümüze uğrayan elginleri en iyi şekilde ağırlamak bizim vazifemizdir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ünlem
– Elveda
– Ayrılık sözü
– Ayrılık
– Kavuşulamayacağı düşünülen şeye ayrılırken söylenen söz
Cümle içinde kullanımı: “Bir daha yan yana gelir miyiz bilemem lakin şimdi El-fîrâk!”