– Susmak
– Sesi kesilmek
– Konuşmasını kesmek
– Gürültüyü kesmek
Cümle içinde kullanımı: “Adaletsizlik karşısında ebkem olmak suça ortak olmak demektir. “
– Susmak
– Sesi kesilmek
– Konuşmasını kesmek
– Gürültüyü kesmek
Cümle içinde kullanımı: “Adaletsizlik karşısında ebkem olmak suça ortak olmak demektir. “
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dilsizlik
– Dilsiz olma durumu
– Konuşamayan
– Ebkemiyet
Cümle içinde kullanımı:”Ebkemiyyet rahatsızlığından muzdarip olanlarda genelde sağırlık da olabiliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dilsizlik
– Dili olmamak
– Konuşma becerilerini kullanamayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Doğuştan ebkemı doğan çocuğun ömrü boyunca konuşamayacağı söyleniyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebkem+Türkçe-çüş
– Bön
– Ahmak
– Avanak
– Saf
– Budala
Cümle içinde kullanımı: “Ebkemçüş bakmaktan bir türlü uslanmadı, kendisini aşağılamalarına izin veriyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dilsiz
– Epsem
– Ahraz
– Konuşamayan
– Konuşma engelli
– Sessiz olan
Cümle içinde kullanımı: ” Konuşmaktan sakınan ebkem, dilini anlaşmak için kullanamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Bakireler
– Bikrler
– Kız oğlan kızlar
– İlk kez söylenmiş mazmunlar
– Bekarlar
Cümle içinde kullanımı: “Bu toprakların ebkâr olarak tanımlanabilir daha öncesinde hiç tarım yapılmamış.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Edebileştirme
– Alaca karga
Cümle içinde kullanımı: “Yazılı metinlerin ebka edilmesi ve basılmasını istiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Denizler
– Deryalar
– Bahrlar
– Büyük su kütlesi
Cümle içinde kullanımı: “Eski denizciler ebhur hakkında bazı inançlara sahiptir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Buharlar
– Buğular
Cümle içinde kullanımı: “Bazı katıların ebhire haline dönüşme özelliği vardır doğrudur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Aptal
– Beceriksiz
– Söz söylemeye muktedir olmayan
– Konuşmaya iktidarı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Ebhem, lafı sözü tam anlamayan garip bir adamdı.”