Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yaşayanlar
– Hayatta olan insanlar
– Hayatta olan insanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ebnâ-yı zamân gidenlerin arkasından gözyaşı döksede dünyada kaldıkları için gizli bir sevinç duyarlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yaşayanlar
– Hayatta olan insanlar
– Hayatta olan insanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ebnâ-yı zamân gidenlerin arkasından gözyaşı döksede dünyada kaldıkları için gizli bir sevinç duyarlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Vatanseverler
– Vatan evlatları
Cümle içinde kullanımı: “Biz bu yurdu sayısız Ebnâ-yı Vatana teslim edeceğiz, işte o zaman gözümüz arkada kalmayacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dünya adamları
– Dünya işlerine bel bağlayan kimseler
– Dünya hayatına odaklanan kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Ebnâ-yı dehr hiç ölmeyecek gibi yaşar, ahireti aklına getirmez.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İnsan
– İnsanoğlu
– Ademoğlu
– Şahıs
– Kişi
Cümle içinde kullanımı: “Ebnâ-yı beşer doğruyu da yanlışı da kendi bulmalıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İnsanoğlu
– İnsan
– Ademoğlu
Cümle içinde kullanımı: “Ebnâ-yı Âdem saraylar yapsa neye yarar, içinde oturacak bahta sahip olmadıktan sonra.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Oğullar
– İbnler
– Çocuklar
– Veletler
– Ferzendeler
– Yavrular
– Erkek evlatlar
Cümle içinde kullanımı: “Atalarının izinden giden ebnâ toprağın dilinden anlar kıymetini bilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Aptallık
– Bönlük
– Budalalık
– Saflık
– Safiyet
Cümle içinde kullanımı: “Mevzubahis eblehı oldu mu söyleyecek bir şey kalmıyor geriye.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebleh+Farsça-âne
– Budalaca
– Aptalca
– Ahmakça
– Eblehçesine
Cümle içinde kullanımı: “Eblehâne gibi konuşmadan söylenmeden duramaz pek mantıklı biri değildir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Alaca bulaca
– Rengarenk
– Ala bacak veya ala paça at
– Renk renk
– Çeşitli renkleri olan
Cümle içinde kullanımı: “Gökkuşağının eblak görünümüne bakıpta mutlu olmayan var mıdır?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Oldukça fasih ve düzgün olan
– Sözü etkili kullanan
– En açık. ve seçik
– En beliğ
Cümle içinde kullanımı: “Yerinde ve zamanında eblag konuşan kişi mutlaka kazanır.”