Kelime Kökeni: Arapça-kabr+Fasça-gâh
– Mezarlık, mezar yeri, mezaristan, kabristan, gömütlük
Cümle içinde kullanımı: ” Annemin mezarı aile kabir-gahın da babamın yanı başındadır. “
Kelime Kökeni: Arapça-kabr+Fasça-gâh
– Mezarlık, mezar yeri, mezaristan, kabristan, gömütlük
Cümle içinde kullanımı: ” Annemin mezarı aile kabir-gahın da babamın yanı başındadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Büyükten büyüğe (geçerek), mirasın büyük ölünce büyüğe geçmesi
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı imparatorluğunda taht kâbiren an kâbire geçerek, babadan en büyük oğula padişahlık hakkı verilmiştir. “
Deyim
Kabil-i kıyas: Kıyaslanabilir, karşılaştırılabilir
– Bir olayın, durumun veya eylemin başka bir olay ve eylemle kıyaslanması veya kıyaslanmasının imkansız olması
Cümle içinde kullanımı: “İkinizin arasında geçen kavgayla geçen gün mahallede cereyan ede tartışmanın kabili kıyas değildir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İvedilik, acelecilik, ivecenlik
Cümle içinde kullanımı: “Ankara’dn gelir gelmez ayağının tozuyla Konya’ya kabâzat bir şekilde gitti. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yakışıksız, uygunsuz, münasebetsiz, çirkin şeyler, kötü davranışlar, kusurlar, suçlar, kabahatler
Cümle içinde kullanımı: ” Zalim olanların kabâyih davranışları sayesinde dünya bu kadar kötü bir yer haline geldi.”
Kelime Kökenli: Arapça
– Boylar, Kabileler, Klanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ortak bir atadan gelen topluluklarında ataerkil, anaerkil gelenekleri uygulayan Kabâyiller, ortak geçmişlerine dayanarak varlıklarını sürdürmeye devam ederler.
Kelime Kökeni: Arapça
– Ok tutulurken elin bulunduğu yer ile okun iki ucu arasındaki mesafe, iyi yay arası uzaklığı
– Kur’an-ı Kerim’de geçtiği üzere Hz. Muhammed’in Mirac’da Allah’a olan yakınlığının mesafesini ifade esen söz
Cümle içinde kullanımı:” İmkan ve vücub ortası manasına gelen kabe kavseyn, Allah’ın tezahür ettiği yüce makamlardan biridir. ”
–
Kelime Kökeni: Farsça-îzid+Arapça-î
– Allah’tan gelen, Tanrısal, İlahî, Yaradana mahsus
Cümle içinde kullanımı:” Tüm dertler de dermanlarda Îzidî’den gelir, hastalıkta ondandır şifada ondandır. ”
Kelime Kökeni: Farsça
– Allah, Yaratan, Rab
– Zerdüşt, Zerdüşt dininde hayır tanrısı
Cümle içinde kullanımı:” Üç büyük Pers imparatorluğun dini olan Zerdüştçülüğün tanrıları arsında Îzid’de yer alır, bu tanrının yoksullara hayır dağıttığına inanılırdı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Karşılık olarak, bedel niyetiyle, mukabele olarak
Cümle içinde kullanımı:” Sözlerine ivazen bende söylüyorum ki bugünden itibaren bu aileyle olan tüm ilişiğimi kesiyorum.”