Kelime Kökeni: Arapça
– Kadınlık, kadın olmak için gerek olan nitelik ve erdemi taşıma
– Feminite
Cümle içinde kullanımı: “Nisvaniyyeti ile duruşuyla tam bir İstanbul hanımefendisidir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kadınlık, kadın olmak için gerek olan nitelik ve erdemi taşıma
– Feminite
Cümle içinde kullanımı: “Nisvaniyyeti ile duruşuyla tam bir İstanbul hanımefendisidir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ahlak hakkında bilgi, ahlak bilgisi
– Ahlak konusunu işleyen bilim dalı
Cümle içinde kullanımı: “Dergahlarda ahlakıyyat dersi alan kimseler, yolsuzluk nedir bilmez efendim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ustalıkla icra edilmiş
– Sanatla donatılmış
– Sonradan üretilmiş, uydurma, sahte
Cümle içinde kullanımı: “Mesnevi’nin Halk kütüphanelerinde bulunan kopyaları masnuat edilmiş örneklerdir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dar olma durumu, sınırlılık
Cümle içinde kullanımı: “Mapusta mahdudiyyet çeken kader kurbanları iyi bilir özgürlüğün kıymetini.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İlenmek, beddua etmek
– Namaz sırasında kıyamı uzun tutmak
– Allah’a yakarma
Cümle içinde kullanımı: ” Sus, boş yere ıknat edip günaha girme evladım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Cömert olma durumu
– Yardımseverlik
– Eli açık olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Derviş ve evliyalar eryahiyyet sahibi kimselerdir. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Akıl kullanılarak elde edilen bilgi
– Akıl yoluyla
Cümle içinde kullanımı: “İnsan gideceği varacağı yolu akliyat ile bulmalı dostum, hisler çoğu zaman hezeyana uğratır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Eklembacaklılar sınıfından ağ ören böcek, örümcek
Cümle içinde kullanımı: “Dünyanın her yerinde yaşayan Ankebutlar, örümceğimsiler sınıfında yer alır, zararsız olanları ve zehirli olanları bulunmaktadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Parlaklık, aydınlık, nurluluk
– İhtişamlı, görkemlilik
Cümle içinde kullanımı: “İngiliz asilzadeleri konaklarında nuraniyyet saçan avizeler bulundurmayı sever. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sırayla, tek tek yapılan iş
– Yüksek ateş, hastalıkla çıkan ateş
Cümle içinde kullanımı: “Sıtmaya yakalanan kadıncağız nevbet nöbetiyle inleye inleye sabahı sabah etti. “