Kelime Kökeni: Farsça
– Adı olan
– Adlı
– Şanlı
– Şöhretli
– Meşhur
– Seçkin kimse
– Tanınmış
Cümle içinde kullanımı: “Sardık yine benâm dertlere, bu kadar dertten ibaretken ayaklarım nasıl tutuyor bilemedim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Adı olan
– Adlı
– Şanlı
– Şöhretli
– Meşhur
– Seçkin kimse
– Tanınmış
Cümle içinde kullanımı: “Sardık yine benâm dertlere, bu kadar dertten ibaretken ayaklarım nasıl tutuyor bilemedim.”
Kelime Kökeni: Arapça-âlim+Farsça-şân
– Şanlı, namlı, şöhretli
– Oldukça meşhur bir lale türü
– Değerli, şerefli
Cümle içinde kullanımı: ” Türkün Âli-şanı ay yıldızı içinde barındıran kan kırmızısı bayrağıdır, o bizim onurumuz saygımızdır.”