Kelime Kökeni: Farsça
– Akıllı, bilgili, zeki, akil
Cümle içinde kullanımı: ” Osman beyin lezîr planları doğrultusunda bu işi kotarabiliriz. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Akıllı, bilgili, zeki, akil
Cümle içinde kullanımı: ” Osman beyin lezîr planları doğrultusunda bu işi kotarabiliriz. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yumuşak olma durumu, yumuşaklık, hafiflik
– Ilımlı, mülayemet
Cümle içinde kullanımı: “Bu devirde leyyinet ve saf bir kalp oldukça tehlikelidir dostum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Koltuk yastığı, kırlent
Cümle içinde kullanımı: “Minik çiçek desenle leynetler evimizdeki tek eski şeyler ama bir türlü onları atamıyorum, büyükannem eliyle dikmişti. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hz. Mevlana’nın ölüm günü olan 17 Aralık gecesi
– Şeb-i Arus
Cümle içinde kullanımı: “Bu yıl ki leyletü’l-arûs törenleriyle bir kez daha Mevlana Celaleddin-i Rumî sevgi ve saygı anıldı.”
Kelime Köken: Arapça
– Leylak renginde olan, mor, mor renk
Cümle içinde kullanımı: “Bahçemde açan leylakî çiçekleri daha çok seviyorum renklerine baktıkça içim açılıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Zeytingillerden salkım şeklinde mor ve beyaz renklerde çiçek
– Bu çiçeği veren ağaç
– Syringa vulgaris
Cümle içinde kullanımı: “Leylâk ağaçları çiçek vermeye başladı mı içimdeki büyümeyen çocuk hemen uyanır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gece, geceleyin
– Gündüz karşıtı
Cümle içinde kullanımı: ” Vakit leyl olduğunda rüyama gir, ser verip sır vermeyen güzelliğinde eyleyeyim gönlümü.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Badem helvası, bademli helva
Cümle içinde kullanımı: “Yöremizin en meşhur tatlısı levzîne olup bademden yapılmaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça-levzetân,levzeteyn
– Badem, bademcik, boğazın iki yanında badem şeklinde bulunan bezler, tonsil
Cümle içindeki kullanımı: “Oğlanın yutkunup yemek yiyememesinin nedeni levzelerin şişmesiymiş.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Badem, çağla, payam
– Himayesi altına girme, sığınma
Cümle içinde kullanımı: “Bahar müjdeleyicisi olan levz ağaçları çiçeğe durmuştur şimdiden. “