Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Bunun için, bu sebeple, bundan dolayı, buna binaen
Cümle içinde kullanımı: “Katip bey li-hâzâ aradığınız merhumenin mezarını bulmak imkansızdır. “
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Bunun için, bu sebeple, bundan dolayı, buna binaen
Cümle içinde kullanımı: “Katip bey li-hâzâ aradığınız merhumenin mezarını bulmak imkansızdır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Düşünme, irdeleme, mülahaza etme
– Karşı çıkmama, uyma
Cümle içinde kullanımı: “İkiz kardeşlerden biri bir şey söylediğinde diğeri hemen lihâz ederek onaylar.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lehim
– Lehimleme
– Lehim ile tutturma
Cümle içinde kullanımı: ” Demirler lihâm edilerek birbirine kaynarken ustalığını gösteriyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Baba ve ana tarafından, ana baba yoluyla
– Ana baba bir kardeşler
Cümle içinde kullanımı: ” Öz hakiki li-ebeveyniz, kendisi karındaşım gardaşım olur efendim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Baba tarafından, baba yoluyla, baba bir
– Baba bir kardeşler
Cümle içinde kullanımı: ” Yanılıyorsun teyzecim onlar lieb kardeşler anneleri ayrıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Giyinme tarzı, elbise giyme, giyiş, giyme biçimi
Cümle içinde kullanımı: “Balkan kadınlarının libse farklılığı her zaman hoşuma giden bir detaydır. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Libas, elbise, giysi
Cümle içinde kullanımı: “Eskimiş libâçeleri kucağına toplayıp kaynayan kazanın içine boca etti.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lezzetli, tatlı, hoşa gidecek bir biçimde
Cümle içinde kullanımı: “Hünkarımızın yemekleri lezzetlü şifa kaynağı olmalıdır yoksa mazallah kellemiz uçar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Tat veren, leziz, güzel, hoş, tatlı, lezzetli
Cümle içinde kullanımı: ” Lezzâz yemeklerden oluşan mükellef bir ziyafete konduk, karınlarımız bayram etti.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lezzetli, hoş, tatlı, güzel, zevkli, tatlı
– Tadı güzel olan, tadı hoş, tadı lezzetli olan
Cümle içinde kullanımı: “Kuymak lezîz, damakta unutulmayan bir tat bırakan yöresel bir yemektir. “