Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Münasip
– Layık
– Uygun
– Ucuz
– Bol
– Pahalı olmayan
– Değeri düşük
– Mutabık
– Mütenasip
Cümle içinde kullanımı: “Gönül isterdi ki dünyada eşi benzeri olmayan hediyeler verebileyim ancak gücüm erzân olanlara yetti.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Münasip
– Layık
– Uygun
– Ucuz
– Bol
– Pahalı olmayan
– Değeri düşük
– Mutabık
– Mütenasip
Cümle içinde kullanımı: “Gönül isterdi ki dünyada eşi benzeri olmayan hediyeler verebileyim ancak gücüm erzân olanlara yetti.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Uygun
– Münasip
– Yaraşır
– Layık
– Muvafık
– Beğenilen
– Yerinde
Cümle içinde kullanımı: “Kızınıza daha çespân bir damat namzeti bulmanız tavsiye ederim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Münasip, uygun, yaraşır, yerinde, iyi hesap edilmiş, yakışır, beğenilen
– Hasis, cimri, eli sıkı,
– Miskin, cüzamlı, üşengeç
Cümle içinde kullanımı: “Kısa süre içinde ahseb bir vakitte damat namzeti olarak kapınızı çalacağımı bilmenizi isterim. “