Kelime Kökeni: Farsça
– Güzel resim yapan sanatçı
– Portre yapan ressam
Cümle içinde kullanımı: “Fırçasında güller açarken beyaz bulutlar mavi göğü kaplardı, gördüğüm en iyi bütnigarlardan biriydi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Güzel resim yapan sanatçı
– Portre yapan ressam
Cümle içinde kullanımı: “Fırçasında güller açarken beyaz bulutlar mavi göğü kaplardı, gördüğüm en iyi bütnigarlardan biriydi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yıldızların hareketlerinden ve konumlarından hüküm çıkaran kişi, müneccim
– Astrolog, yıldız gören bilimci
Cümle içinde kullanımı: “Gökler sırlarını ahter-bin yeteneklere sahip kimselere fısıldar, gökyüzü ve evren insanların dokunamadı ve en çok merak ettiği var oluşumdur.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ateş rengi, kızılımsı kırmızı
– Papatyagiller familyasından sarı renkli ayçiçeği
Cümle içinde kullanımı: “Yüzünü güneşe dönen âzer-gûn çiçekleri tarlaları şimdiden sarıya boyadı bile.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yakın kişiler, mahremler
– Güzeller, gençler
Cümle içinde kullanımı: “Liseli avıjeganlar kopardıkları gürültüyle patırtılarıyla kulaklarımızı deliyorlar.”
Kelime Kökeni: Farsça
– İffeti olmayan kadın, erkeklere düşkün kadın
– Delicesine aşık olan kişi
Cümle içinde kullanımı: “Dillere nam salan Mahpeyker hanım, İstanbul’un en bilindik aşüfteganıdır. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Leş yiyen, leş yiyici
Cümle içinde kullanımı: “Savaş sonrasında ortaya laşehar siyasetçiler peyda olur. ”
Kelime Kökeni: Farsça
– Harabat suyu, meyhane tarzı eğlence yerlerinin içeceği
– Şarap
Cümle içinde kullanımı: “Billur gözleri, ab-ı harabat sözleriyle vurur kalbimi. Böyle bir aşk görülmüş müdür cihanda?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ay ve güneşin ışığı
– Günlerin güzelliği
Cümle içinde kullanımı: ” Bir günüm geçmez ki ab-ı eyyam lütfuna mazhar olmadan yaşayabileyim. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Sevgilinin zülüflü saçı
Zülfiyara dokunmak: Hatırlı, makamı olan bir kişiyi gücendirmek, darılmasına neden olmak
Cümle içinde kullanımı: “Zülf-i yar, gel uyutayım aşkını göğsümde, inan sevgim tenden ötedir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Resmi konuklara kılavuzluk etmek, ağırlamakla görevlendirilen kişi
– Konukçu
Cümle içinde kullanımı: Turizm ve Kültür Bakanlığında görevlendirilen mihmandarlar yabancı konuklarımıza ülkemizi tanıtmaktadır. “