Kelime Kökeni: Farsça
– Dudak, şefe
– Kenar, kıyı
Deyim: Leb demeden leblebiyi anlamak, daha söze başlamadan ne diyeceğini anlamak
Cümle içinde kullanımı: “Yüzüme lebime bak ve ne diyeceğimi oku, bundan sonra sana taviz vermeyeceğim. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Dudak, şefe
– Kenar, kıyı
Deyim: Leb demeden leblebiyi anlamak, daha söze başlamadan ne diyeceğini anlamak
Cümle içinde kullanımı: “Yüzüme lebime bak ve ne diyeceğimi oku, bundan sonra sana taviz vermeyeceğim. “
Kelime Kökeni: Arapça-lü’lü
– İnci, inciler
– İstiridye cinsi kavkılı deniz canlılarının içinden çıkan kıymetli taş
Cümle içinde kullanımı: “Babaannemden yadigar kalan bu le’âl benim en değerlim, maddiyattan öte bendeki manevi değeri çoktur. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yapışıcı, yapışkan, yapışan
– Değişmez, sabit olan
– Gerekli, lüzumlu
Cümle içinde kullanımı: ” Bu evin lâzib kuralları bulunmaktadır beyefendi uymakla yükümlüsünüz. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Alev, ateş, od, nâr
– Cehennemin altıncı katı, cehennem
Cümle içinde kullanımı: “Kordur lâzî, içine düşeni yakacaktır günahı olanın boynuna dolanacaktır. “
Kelime Köken: Arapça-lâ-zâle
– Yüce olsun!
– Yüce ve Ali olsun!
Cümle içinde kullanımı: “Bize bu nimetleri verene, karnımızı doyurmamıza imkan tanıyana Allah lâzâle âliyen!”
Kelime Kökeni: Arapça-lazâ
– Ateş, alev, od, nâr
– Bal koymaya yarayan küçük tekne, bal teknesi
– Cehennem, tamu
Cümle içinde kullanımı: “Lazanın içine doldurduğumuz balın üzerine sinekler üşüşmeye başlamadan üstünü kapat. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yaptığından dolayı sorguya çekilemez
– Allah, Yaradan, Tanrı
Cümle içinde kullanımı: “Yaptıklarından ve yapmadıklarından mesul tutulamayan bir tek lâ-yüs’el ammâ yef’al’dir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sual olunmaz, soru sorulmaz, mesul tutulamaz, sorumlu tutulamayan
– Mesuliyetsiz, sorumsuz
Cümle içinde kullanımı: “Akli baliğ yaşı gelmeyen çocuklar günahlardan lâ-yüs’el sayılır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kavranılamaz, anlaşılamaz, anlaşılmaz, fehmedilmez
Cümle içinde kullanımı: ” Kader silsilesi biz insanoğlu tarafından lâ-yüfhem edilemez çocuğum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kavranılamazlık
Cümle içinde kullanımı: “İdrak edilemeyen kelamın sahibi lâ-yüdrek!”